Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16839 E. 2015/20968 K. 17.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16839
KARAR NO : 2015/20968
KARAR TARİHİ : 17.11.2015

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesiyle, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı düzenlenmiş olup somut olayda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin, tebliğ evrakını teslim alan köy muhtarının adresini ihtiva eden ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, sanık U.. T..’ın öğrenmekle hükmü süresinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın, vefat eden babaannesinden kalma olay yerindeki tarlayı fiilen kullandığı, olay tarihinden bir süre önce tarladaki otları biçerek küme haline getirip tarla üzerinde bıraktığı, sanıkların katılan tarafından tarlaya bırakılan otları onun rızasına aykırı olarak alıp götürmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıkların 11/07/2011 tarihli savunmalarında, suça konu yeri kendilerinin yıllardır kullandıklarını belirtmeleri, katılanın, 12/07/2010 tarihli dilekçesinde ve ifadesinde önceki yıllarda tarlayı sanıkların kullandığını, olay tarihinde ilk kez kendisinin kullanmak istediğini, 11/07/2011 tarihli ifadesinde ise, suça konu yerin babaannesi adına kayıtlı olduğunu kendisinin de üç yıl önce öğrendiğini söylemesi, 07/10/2011 tarihli bilirkişi raporunda sanık A.. Y..’nın kullandığı yerle adına kayıtlı yerin örtüşmediği ve adı geçen sanığın tarlasını yanlış kullandığının belirtilmesi, bir kısım tanıklar tarafından da olay yerindeki tarlanın eskiden beri sanık U.. T..’ın kullanımında bulunduğunun ifade edilmesi karşısında, olay yerindeki tarlanın iddia edildiği gibi olay tarihinden önceki dönemde katılanın zilyetliğinde bulunmadığı, bu konuda sanıklarla katılan arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.. Y.. müdafii ve sanık U.. T..’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.