YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13901
KARAR NO : 2015/10418
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ : İSKENDERUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2012/116-2014/185
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2012/116-2014/185 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/10/2015 günü hazır bulunan davalı vekili Av. B.. M.. ile davacı vekili Av.B. Ç. ve Av. A. D. Ç. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekilinin F. C isimli gemiyi 16/01/2012 tarihli zaman esaslı kira sözleşmesi ile 3 ay + 3 ay + 3 ay + 3 ay opsiyonlu olarak kiralamış olduğunu, günlük kiranın 6.500 USD olduğunu, sözleşmenin imzalanması ile birlikte 15 günlük kira bedelinin peşin olarak ödendiğini, geminin 17/01/2012 tarihinde müvekkilinin kirasına geçtiğini ve bu tarihte seyrüsefer için gerekli olan 268.450 USD miktarlı yakıtı gemiye aldığını, 17/01/2012 tarihinde geminin müvekkilinin taşımasını üstlendiği yükü almak için O. Limanı’na doğru yola çıktığını ancak Odessa’da sözleşmeyi ifa etmediğini, taşınmasını üstlendiği taşımaları ve seferleri yapamadığı, yapılamayan seferlerden dolayı asgari 90.000 USD zarar doğduğunu, ayrıca sonradan tespit edildiği üzere geminin sözleşmedeki nitelikleri taşımadığını ve tonajının bildirilenden düşük olduğunu ve bu hali ile kira sözleşmesine aykırı olduğunu ileri sürerek 98.550,00 USD kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve 90.000,00 USD yapılamayan seferlerden doğan zarar olmak üzere 457.000,00 USD’nin tahsili için aldığı ihtiyati haciz kararına istinaden icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, ihtiyati haczi tamamlayan işlemlerin süresinde yapılmadığını, dava dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, aktif/pasif husumete ilişkin itirazlarının olduğunu, esasa yönelik olarak da, davacının gemiye tedarik ettiği yakıtın bedelini ödemek zorunda olduğunu, navlun sözleşmesine göre 15 günlük kirayı peşin ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, davacının O. Limanını yükleme limanı olarak tayin etmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, çünkü O. Limanını’n o tarihlerde aşırı buzlanma nedeniyle kapalı olduğunu, davacının güvenli bir liman tayin etmemesi ve buzlanma olan bir bölgeye gemiyi yollaması nedeniyle geminin arızasından sorumlu olduğunu, gemideki hasar nedeniyle donatan tarafından müşterek avarya ilan edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu M/V F. C Gemisi’nin davacı tarafa 17/01/2012 tarihinde teslim edildiği ve gerçekleştireceği sefer için İstanbul’dan 20/01/2012 günü saat 12:20’de hareket ettiği, davacının 15 günlük kira bedelini peşin olarak ödediğinin tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yakıt bedeli ve geminin zaman çarteri kapsamında olumsuz hava koşulları nedeniyle yükü taşıyamaması nedeniyle kusurun kime ait olduğu hususlarında toplandığı, bilirkişi kurulununca geminin kiracıya bildirilen teknik özellikleri ile örtüşmediğinin ve O. Limanı’ndaki koşullar çerçevesinde kiracı davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği, Zaman Çarteri Sözleşmesi’nin 17. maddesinde, geminin kira dışı olduğu dönemde kullanılan yakıtların donatana ait olduğu, geminin yük almak için gittiği ilk limanda arızalanarak kira dışı kaldığı tarafların kabulünde olup bu durumda davalı borçlu her halükarda arıza tarihinden sonraki yakıt bedellerinden tek başına sorumlu olduğu, meydana gelen arıza nedeniyle kiracının gemiden beklediği menfaati elde edememesi nedeniyle mahrum kalınan 83.430,00 USD’den de davalının sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki tüm alacak kalemlerinin TTK. m. 1235/7- 8 hükmü uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiği ve 1236 hükmü uyarınca işbu alacağın gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bahşettiği, kanuni rehin hakkının 1241. madde gereğince anaparayı, faizi ve masrafları da temin ettiği gerekçesiyle 98.550,00 USD kira bedeli, 268.450,00 USD yakıt bedeli ve 83.430,00 USD mahrum kalınan gelir olmak üzere toplam 450.430,00 USD alacak ve ferileri için başlatılan takibe itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, talep edilen alacağın likit kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 48. maddesi uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK’nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
Somut olayda da, dava, gemi kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı tüzel kişi olan davacıdan MÖHUK m. 48 uyarınca yabancılık teminatı alınmasına karar verilmiş ve 17/07/2013 tarihli ara karar ile de ihtiyati haciz talebine ilişkin olan aynı mahkemenin 2012/67 D.İş dosyasına yatırılan teminatın 10.000 SDR’ye azaltılmasına ve arta kalan kısmın yabancılık teminatı olarak mahsubuna karar verilmiştir.
Oysa dosyada bulunan kesin teminat mektubu fotokopisinin incelenmesinden, bu teminat mektubunun 2012/67 D.İş sayılı dosya ile ilgili olarak alınmış bulunan ihtiyati haciz kararından dolayı uğranılacak zararların karşılığı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, teminat mektubu uyarınca banka tarafından verilen teminatın sadece ihtiyati haciz kararının uygulanmasından kaynaklanacak zarar için verilmesi ve bu ara kararından sonra da farklı bir teminat mektubunun dosyaya sunulmamış olması karşısında, mahkemece, davacı tarafa usulüne uygun bir yabancılık teminatı yatırması için süre verilerek, dava şartının tamamlattırılması sonrasında bir karar vermesi gerekirken, teminat mektubunun azami sorumluluğu olan 68.550 USD’nin 10.000 SDR’ye azaltılmasına, arta kalan kısmın yabancılık teminatı olarak mahsubuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak mümeyyiz davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.