Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3777 E. 2015/10315 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3777
KARAR NO : 2015/10315
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

ESAS NO : 2015/3777
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/10/2014
NUMARASI : 2014/850-2014/152

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2014 tarih ve 2014/850-2014/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı (temlik alan) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı H.. O..’nın keşide ettiği, diğer davalının kefil sıfatıyla imzaladığı, 20.08.2012 tanzim tarihli, 30.09.2012 vadeli ve 255.000 TL bedelli bononun ödenmediğini, borçlular hakkında yapılan icra takibine yönelik, borçlu şirketin “15.02.2012 tarihinde alınan kararla yetkilisi V. U. olduğu halde senet üzerindeki imzaların H.. O.. tarafından atıldığı” iddiasıyla açtığı davanın kabul edilerek icra hukuk mahkemesince takibin iptal edildiğini, ancak devirden sonra dahi davalı H.. O..’nın davalı şirket adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve tüm işlemleri takip etmeye devam ettiğini, davalı şirketin bu senetleri/çekleri ödemek suretiyle icazet verdiğini, fiilen vekalet ilişkisinin kurulduğunu ileri sürerek 255.000 TL bedelli bonodan kaynaklanan alacağın ve bono bedelinin %03’ü tutarındaki 765 TL’nin, vade tarihinden 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Dava konusu alacak, yargılama esnasında A. S. tarafından davacıdan temlik alınmıştır.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin adını ilk defa ödeme emri ile duyduğu davacı ile hiç bir ticari münasebetinin bulunmadığını, dava dışı A. S.’nın zaman zaman H.. O..’ya faiz karşılığı para verdiğinin, aralarında çeşitli sıkıntılar meydana gelince A. S.’nın H.. O..’dan teminat için 10 adet boş senet aldığının öğrenildiğini, dava konusu senedin de bunlardan olduğunu, boş senede müvekkili şirketin isminin sonradan eklendiğini, davacının takiplerden haberdar olmadığını soruşturma esnasında beyan ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı H.. O.. vekili, davacıya tanımayan müvekkilinin çeşitli zamanlarda A. S.’dan faiz karşılığı para aldığını, dava konusu senedin teminat maksatlı ve boş olarak verildiğini, davacının takiplerden haberdar olmadığını beyan edip alacağının bulunmadığı hususunu ikrar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; temlik eden davacının ceza mahkemesindeki duruşmada “kendisinin kapıcılıkla uğraşırken Avram Siva’nın yanında işe başladığını, avukata icra takipleri yapması için yetki verdiğini, senetleri hiç görmediğini, icra takibine konu senetlerin kimden geçtiğini, kimin verdiğini bilmediğini, herhangi bir komisyonunun olmadığını, H.. O..’yı tanımadığını” beyan ettiği, savcılıkta ise alacaklı olarak göründüğü senetleri ilk defa gördüğünü bildirdiği yönündeki anlatım ile davacı M.. B..’nın beyanları değerlendirildiğinde davalılardan her hangi bir alacağının olmadığının anlaşıldığı, olmayan bir alacağın temlik de edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı (temlik alan) vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (temlik alan) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı (temlik alan) vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.