YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20634
KARAR NO : 2015/35741
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/259034
MAHKEMESİ : Artova Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/03/2011
NUMARASI : 2010/49 (E) ve 2011/24 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın aşamalarda “…Ben suç tarihi olan 29.06.2010 tarihinden bir hafta önce düğüne giderken U.. T.., M.. S.., E.. T.., Ö.. A.. ve E.. T.. tarafından darp edildim, sanıkların hepsi sarhoştu, S.. S.. ile benim önceye dayalı husumetim vardır, bu yüzden oğlunu benim üstüme saldığını düşünüyorum. Bu olaydan yaklaşık bir hafta sonra da D.. A..’la köy meydanında karşılaştık, kendisine neden oğlunu benim üstüme gönderdiğini sordum… S.. S.. bir yerden çıkıp geldi, kavgaya katıldı ve benim gözümün altına kontrol kalemi ile vurup diğer iki sanıkla birlikte kaçtılar. Bu olaylar karşı tarafın tahrikleri altında olmuştur. Benim suç işleme kastım yoktur. Bu olaylarda kendimi savundum…” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit ve yaralama suçları yönünden TCK’nın 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
3-Tehdit suçundan verilen sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay olarak tayini,
Kanuna aykırı ve sanık T.. G..’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden yapılan yargılamada CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesi, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.