Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/6474 E. 2015/7533 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6474
KARAR NO : 2015/7533
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesince verilmiş bulunan, yukarıda tarih ve numarası yazılı, itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, dava dışı belediyeden kiraladığı dükkanı 14.11.2011 tarihli sözleşme ile davalıya devrettiğini, devir sözleşmesine göre davaya konu dükkanın kira parasından davalının sorumlu olduğunu ancak davalının dükkan kirasını belediyeye ödemediğini, icraya konu bedelin davacı tarafından ödenip davalı hakkında rücuen takip yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanında iki ay kira parasını ödedikten sonra davacının sözleşmeye göre devir yetkisi olmadığını öğrendiğini bundan sonraki kiraları ödemediğini, davacının devir yetkisi olmadığından 14.11.2011 tarihli sözleşmenin de geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davalı ile davacı arasında davaya konu dükkanın devredilmesi değil, kiralanması ilişkisi olduğu, davacının söz konusu dükkanı davalıya, dükkanın belediyeye olan kira alacağı ve benzeri borçları davalıya ait olmak üzere kiraya verdiğini, sözleşmelerin geçerli olup davalının kira parasından sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki 14.11.2011 tarihli sözleşmede davacının belediyeden kiraladığı dükkanın işletmeciliğinin davalıya devredildiği, dükkana ait kira, elektrik ve su ile tüm giderlerden davalının sorumlu olduğu yazılıdır. HMK’nın 4. maddesinde ” Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun’una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler ” düzenlemesiyle Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yine aynı Kanun’un 1. maddesinde ” Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir ” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.