YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13612
KARAR NO : 2015/33408
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
Tebliğname No : 3 – 2013/351920
MAHKEMESİ : Emet Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2013
NUMARASI : 2012/179 (E) ve 2013/126 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın mağdurdan kaynaklanan her hangi bir haksız hareketten söz etmemesi ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazların reddine, ancak;
1)Sanığın, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)5271 sayılı CMK’nin 324/1. maddesinde ödenmesi gereken avukatlık ücretleri yargılama giderlerinden sayılarak cezaya veya güvenlik tedbirine hükmolunması halinde bu giderlerin sanığa yükletilmesi gerektiği bildirilmiş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki bir suç ile isnat edilen herkesin avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun olması halinde ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde re’sen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabileceği yönündeki düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90/5. maddesindeki usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı yönündeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 324. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi arasında çıkan uyuşmazlıkta milletlerarası andlaşma hükmü olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanıklar için yapılan müdafiilik
giderinin 5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesi uyarınca kendisine zorunlu olarak müdafii tayin edilen sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının hak yoksunlukları ile ilgili (g) bendinin “Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan ise 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde ve hükmün yargılama giderleri ile ilgili (h) bendinin ise “Yapılan yargılama giderlerinden Adli Tıp gideri 75.00 TL, 7 adet davetiye gideri 73.00 TL, keşif gideri 426.16 TL. olmak üzere toplam 574.16 TL’nin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına, sanık için soruşturma aşamasında yapılan 344.00 TL’lik zorunlu müdafii giderinin ise kamu hazinesi üzerinde bırakılmasına” şeklinde değiştirilmeleri suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmün (g) bendindeki değişiklik yönünden oybirliği ile hükmün (h) bendindeki değişiklik yönünden oy çokluğu ile 24.11.2015 gününde karar verildi.
Sanığın öldürücü niteliği haiz ateşli bir silah olan av tüfeği ile olay günü 25 metre gibi etkili bir mesafeden mağdureyi hedef seçip bir el ateş ettiği. Yapılan bu tek atış sonucu mağdurenin hayati bölgeleri olan batın, boyun, bağırsak ve sağ iliak bölgelerinden yaralandığı yapılan ameliyat sonucu mağdurenin hayata döndüğü Adli Tıp Kurumu raporuna göre sanığın eyleminin TCK’nin 81/1. 35. maddelerine uyan adan öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı bu hususdaki delillerin taktirine üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesinin değerlendirmesi için GÖREVSİZLİK kararı verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.