YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2435
KARAR NO : 2015/17649
KARAR TARİHİ : 11.11.2015
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın, gece vakti, idaresindeki motosikletle, meskun mahalde, çift yönlü, aydınlatmalı caddede olaydan yaklaşık 3 saat sonraki ölçüme göre 1,20 promil alkollü halde seyir halindeyken, önünde aynı yönde yol kenarında yürüyen ve öncesinde farkettiği yayaya arkadan kontrolsüz şekilde çarparak nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, sanıkta tespit edilen alkol miktarı dikkate alındığında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu ve sanık hakkında tayin olunan cezada TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında TCK’nın 89/1. maddesi gereğince verilen temel cezanın yalnızca en ağır nitelikli halini oluşturan 89/3-a maddesi gereğince bir kat artırılması ile yetinilmesi gerekirken, temel cezanın, önce TCK’nın 89/2-e maddesi gereği ½ oranında artırılıp, sonrasında ise bu cezanın TCK’nın 89/3-b maddesi gereğince bir kat daha artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ”suçun işlenmesinde kullanılan araçlar”, (f) bendinde yer alan ”failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” ve (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddeleri gereğince ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.