Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/21269 E. 2015/29795 K. 19.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21269
KARAR NO : 2015/29795
KARAR TARİHİ : 19.10.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/159266
MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/03/2012
NUMARASI : 2007/193 (E) ve 2012/305 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

1) Sanık müdafiinin, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça konu çekin akıbeti hakkında mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasa belirlenirken suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle
karşılaştırılmasında, temel cezanın asgari hadden verilmesi nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 342/1, 59/2 ve 5237 sayılı TCK’nun 204/1, 62. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak anılan Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı; sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak
yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, “5237 TCK nın 204/1”, “5237 TCK’nun 62”, “ 5237 sayılı TCK’nun 51/1.” ibareleri yerine sırayla “765 sayılı TCK’nun 342/1.”, “765 sayılı TCK’nun 59/2.”, “647 sayılı Kanunun 6.”, ibareleri yazılmak, hüküm fıkrasından ertelemenin sonuçlarına ilişkin 4, 5, 6 ve 7. bentler ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler tamamen çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık müdafiinin, dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve
üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.