YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3797
KARAR NO : 2015/10463
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : MERSİN 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2014
NUMARASI : 2012/824-2014/486
Taraflar arasında görülen davada Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2014 tarih ve 2012/824-2014/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının ortağı ve müdürü olduğu Beltureks şirketine 36.270,00 USD borç para verdiğini, ancak davalı tarafından borcun geri ödenmediğini ileri sürerek TL karşılığı olan 65.340,40 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine müvekkilinin aralarındaki güven ilişkisine dayanarak elden 36.270 Dolar borç verdiğini, davacının ise müvekkile yatırmış olduğu 36.270 Doların bu borcun karşılığı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasındaki güven ilişkisinden dolayı davacının davalıya farklı zamanlarda 36.270 Dolar borç verdiği, davalının savunmasını ispat edemediği, davacının davalıya banka aracılığı ile USD para türünden göndermiş olduğu toplam 36.270,00 USD’nin davacı tarafından talep edilen TL para türünden gönderilme tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası’nın döviz alış kuruna göre 55.296 TL’ye karşılık geldiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 55.296,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ödünç olarak verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 45.000 Euro’nun ödünç olarak verilmesine ilişkin 09.12.2010 tarihli sözleşmede belirtilen miktarın ödünç olarak verilip geri ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Tarafların beyanı ve dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlık bahsi geçen 2010 tarihli sözleşme dışında kalmaktadır. Davacı tarafından davalının banka hesabına bir miktar para havale edilmiş, ancak dekontta herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Havale, kural olarak bir borç ödeme vasıtasıdır. Dekontta başka amaçla havale yapıldığına dair bir açıklama yazmaksızın yapılan havale bir borcun ödendiğine karine teşkil eder. Bunun aksini ileri süren davacı ispatla yükümlüdür. Bu durumda yanlış değerlendirmeye dayalı olarak, ispat yükünün davalıya yüklenmesi ve davalının savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerla davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.