YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2349
KARAR NO : 2015/10886
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 21/10/2014
NUMARASI : 2014/503-2014/421
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan hasar nedeniyle kasko sigorta poliçesine dayalı olarak açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkiline ait aracın kasko sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, araçta 22/12/2013 tarihinde başka bir aracın arkadan çarpması sonucunda maddi hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine hasar tazmini için başvurulduğunu, onarımın tamamlandığını fakat davalı tarafın kendilerine sadece 6.500,00.- TL ödeme yaptığını, bu tutarın gerçek zararın altında bir tutar olduğunu, çünkü müvekkilinin çıkma parçalarla onarımı kabul etmediği için parça siparişleri verdiğini ve takıldığını, kasko tarafından ödenen bedelin bu bedelin altında kaldığı için eksik bedelin dava konusu yapıldığını bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere şimdilik 500,00.- TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davayı kabul etmediklerini, davacıya ait aracın müvekkili sigorta şirketine kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu dönemde 10/02/2013 tarihinde başka bir aracın çarpması sonucu hasar gördüğünün kendilerine 22/12/2013 tarihinde ihbar edildiğini, hasar dosyası açtıklarını ve eksper tayin edildiğini, eksperin aracın çekildiği anlaşmalı olmayan serviste yapılan incelemesinin yapıldığını, servisin anlaşmalı servis olmaması nedeniyle
teklif talep edildiğini, ”tüm hasarın 6.500,00.- TL’ye yapılacağına” dair 02/01/2014 tarihli taahhütname alındığını ve bu bedelin de davacıya 03/01/2014 tarihinde ödendiğini, başka bir servisin faturasına dayanılarak az ödeme yapıldığından bahisle davanın açıldığını, hasar bedelinin belirliyken kısmi dava açılmasının mümkün olmadığını, harcın tamamlanması gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödemenin hasara uygun bir ödeme olduğunu, aracın tamir edilip ödemenin yapıldığını, faaliyette olmayan bir şirketten alınan fatura ile bu davanın açılamayacağını, ortada bir temerrüt olmadığı için dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 168,02 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 19/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.