Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/19357 E. 2015/23571 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19357
KARAR NO : 2015/23571
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/136955
MAHKEMESİ : Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi
NUMARASI : 2012/1808 (E) ve 2013/184 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Yargılamanın yapıldığı esas mahkemesince sorgusu yapılmamış olan sanığın alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Yakalama emri üzerine de olsa yargılamasının yapıldığı istinabe mahkemesince sorgusundan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediğinin sorulması zorunludur.
İnceleme konusu dosyada, Çankırı Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olan sanığın, Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından istinabe yoluyla yapılan sorgusundan önce ifadesini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayıp, 5271 sayılı CMK’nın 196/2 maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusu esas alınmak suretiyle hükümlülük kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2) Müştekinin soruşturma aşamasında alınan beyanında aracını kilitlemeden bıraktığını beyan etmesi karşısında, sanığın müştekiye ait açık vaziyetteki araçtan suça konu çantayı çalması biçimindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 141/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-b maddesine göre uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Tekerrüre esas alınan Ayaş Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2009 gün ve 2008/48 2009/38 sayılı ilamının dava konusu suç tarihinden sonra 09.04.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4) Kabule göre de;
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 58/7 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.