YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3609
KARAR NO : 2015/10299
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/05/2014
NUMARASI : 2013/365-2014/169
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2014 tarih ve 2013/365-2014/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkillince nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalan dava dışı A. A.Ş.’ye ait televizyon emteasının demiryolu ile Türkiye Almanya arasındaki taşıma işinin davalı firma tarafından üstlenildiğini, taşıma sırasında N. 440291-4 nolu konteynerde yer alan 23 adet televizyonun çalınması nedeniyle taşınan malların varma yerinde alıcısına eksik teslim edildiğini, taşıma sırasında meydana gelen eksikliğin M. firması S. tarafından tutanak altına alındığını, müvekkilince meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya 7.062,50 Euro karşılığı olarak 16.966,95 TL ödemede bulunularak sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalıya yapılan ödeme nedeniyle ihbarda bulunulmasına karşın davalı tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek 16.966,95 TL’nin ödeme tarihi olan 07.02.2013 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının sigortalısına karşı herhangi bir taşıma taahhüdünün bulunmadığını, davaya konu taşıma olayında fiili taşıyıcı olarak da yer almadığını, bu nedenle müvekkili hakkında açılan davanın husumetten reddinin gerektiğini, aksi halde taşımanın demiryoluyla yapılmasından kaynaklı olarak C.-C. hükümlerinin uygulanacağını, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; hükme esas alınan 30.04.4014 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının hasarın meydana geldiği taşımaya taşıyıcı sıfatıyla katılımının zorunlu olduğu, ancak dosya kapsamıyla davalının taşıyıcı sıfatıyla taşıma işine katılımının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir .
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; C.-C. hükümlerine tabi olarak yapılan demiryolu taşıması sırasında meydana gelen hasarın rucuen tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece 30.04.2014 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalının taşıyıcı sıfatıyla taşıma işine katılımının ispat edilmediği gerekçesiyle davanın husumetten reddi cihetine gidilmiştir. Davacı vekili hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik olarak, K. Holding bünyesinde yer alan Z. Merkezi Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’nin topluluk şirketlerinin herbirinin ayrı ayrı yürütmekte olduğu ancak konusu ortak olan satın alma kalemlerini üstlendiğini, dava konusu olayda da bu şirketin taşıma işini organize ettiğini, ancak taşımanın bizzat yapılmayıp bu hususta başka firmalarla kombine taşıma sözleşmeleri imzalandığını, dava konusu taşımaya ilişkin olarak da, Z. Merkezi Hizmetleri ve Tic. A.Ş. ile davalı şirket arasında U. Arası Karayolu/Demiryolu Taşıma Sözleşmesinin bulunduğunu belirterek davaya konu taşıma sözleşmesinin ve bu taşımaya ilişkin tüm belgelerin dava dışı Z.Merkezi Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’den müzekkere ile istenilmesini talep etmiş, dosyaya emsal olarak davalı ile dava dışı Z. Merkezi Hizmetleri ve Tic. A.Ş. arasında imzalanmış U. A. Karayolu/Demiryolu Kombine Taşıma Sözleşmesinin suretini sunmuştur. Dosya içerisinde yer alan “T. N.” başlıklı belgede de navlun bedelinin davalı şirketçe ödendiğine, taşıma senedinde gönderenin davalı şirket olduğuna ilişkin kayıtlar yer almaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu kayıtlara ilişkin olarak “CIM-H. Senedi incelendiğinde gönderenin I. F.B.firması olduğu belirtilmesine rağmen gönderen M.Lojistik İ..-alıcı Mars Almanya yazıldığı görülmektedir.
Bu bilgilere göre, davalının taşımayı organize ettiği bundan sonra Inter F. ile anlaştığı ve demiryolu taşıma sürecini yürüttüğü görülmekle birlikte, bu evrakta da davalı adına imza ya da kaşe yer almamaktadır. TCDD’ye taşıma bedelini davalının ödediği sabit olmadıkça ya da davalıya taşımayı Z. firmasının aktardığı sabit olmadıkça dosya içeriği delillere göre, davalının taşıyıcı sıfatı sabit olmamaktadır” şeklinde bir açıklamaya yer verilmiştir. Yukarıda değinilen belge içerikleri ve bilirkişi raporunda yer alan tespitler uyarınca davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik ciddi itirazlarının karşılanması bakımından, dava dışı Z. Merkezi Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’ye müzekkere yazılarak dava konusu taşıma işini kapsar biçimde davalı ile aralarında imzalanmış bir taşıma sözleşmesinin bulunup bulunmadığı sorulup; varsa buna ilişkin tüm bilgi ve belgeler dosya içerisine getirtilerek gerektiğinde bu belgeler uyarınca ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlere temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.