Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/17950 E. 2015/35988 K. 19.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17950
KARAR NO : 2015/35988
KARAR TARİHİ : 19.10.2015

Tebliğname No : 5 – 2013/4000
MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/04/2012
NUMARASI : 2011/533 (E) ve 2012/426 (K)
SUÇLAR : Görevde yetkiyi kötüye kullanma

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine ve dilekçe içeriğine göre temyiz istemi, zamanaşımı nedeniyle düşme kararına yönelik olduğundan, 26.01.2009 tarihinde ölen ve bu nedenle hakkında düşme kararı verilen sanık M.. S.. M..’na ilişkin hüküm inceleme dışı bırakılarak dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-İddianamede görevde yetkiyi kötüye kullanma ve 237 sayılı Taşıt Kanununa aykırılık olarak nitelendirilip, aşağıda bozma nedeni kısmında bahsedilenlerin dışında kalan eylemlerden kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminde;
Eylemlere, yükletilen suçlara ve zamanaşımına yönelik katılan .. Borsası vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE DAVANIN DÜŞMESİNE İLİŞKİN HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2) Aşağıda belirtilen diğer eylemlere ilişkin hükümlere yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A)İddianamede sanıklar M.. Y.. ile .. Borsası (İAB) eski başkanları A.. Ç.. ve M.. Ş.. ve dönemin yönetim kurulu üyelerine yükletilen;
a)İAB yetkililerinin yurt içi ve yurt dışı geçici görevlendirmelerde harcırah unsurları dışında yapılan harcamalarını kuruma ödettirmeleri, Devlet Bakanlığından alınan onay yazılarında yer alan gidiş-dönüş tarihlerinin öncesinde gidilerek belirtilen tarihlerden sonra dönülmesi ve geçici görev onayı olmaksızın seyahatlere çıkılması ve bu seyahatlerde harcama yaparak kuruma ödetilmesi,
b)631 sayılı KHK uyarınca kurum çalışanlarının alabilecekleri en üst ücret ve ödemenin sınırı belirliyken buna aykırı ücret ve hak artışı yoluna gidilmesi,
Eylemleri,
B)Kurul eski başkanları A.. Ç.., M.. Ş.. ve dönemin yönetim kurulu üyelerine yüklenen;
a)2002/45 ve 2003/39 sayılı Genelgeler uyarınca müşterek kararname ile atanan ve kamu görevlilerine temsil ve ağırlama harcaması yapma yetkisi verilmediği halde yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde harcamalar yapılmasına sebebiyet verildiği,
b)Başbakanlık Genelgeleri gereğince İAB tarafından verilen reklam ve tanıtım giderleri için Başbakanlıktan izin alınması gerektiği halde bu izinler alınmadan reklam ve tanıtım giderleri yapıldığı, söz konusu reklam ve tanıtım giderlerinden Kamu İhale Kanunu gereğince yapılan sigorta ilan bedelleri dışındakilerin Başbakanlık Genelgelerine aykırı olarak gerçekleştirildiği,
C)Kurul eski başkanları A.. Ç.. ve M.. Ş..’e yükletilen; Usulsüz kira yardımı aldıkları,
Şeklindeki iddiaların, kanıtlanması halinde 765 sayılı TCK’nın 202, 5237 sayılı TCK’nın 247. maddelerinde tanımlanan zimmet suçlarını oluşturabileceği, davaya bakma ve kanıtları değerlendirme görevinin, üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, anılan suçlardan görevsizlik kararı verilmesi yerine, “yüklenen eylemlerin görevde yetkiyi kötüye kullanma suçlarını oluşturduğu ve dava zamanaşımı süresinin dolduğu” şeklindeki eksik incelemeye dayalı yetersiz gerekçelerle düşme kararları verilmesi,
Kabule göre de; Sanıkların hangi tarihte hangi görevleri yaptıkları İAB’ndan sorulup, çalışma tarihleri itibariyle yüklenen eylemlerden hukuken sorumlu olup olmadıkları tartışılmadan, tamamı emekli Sayıştay denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden, iddianamenin dayanağı olan Başbakanlık Teftiş Kurulu ve İAB görevlilerinin hazırladığı raporlarda ifade edilen ve suç olduğu iddia edilen eylemlere ilişkin her bir sanığın eylemini, tarihleri itibariyle ayrı ayrı değerlendirilen, anılan kurum raporlarında bahsedilen KHK, yönetmelik, genelge ve diğer mevzuat yanında dosyada bulunan fatura, harcama-ödeme bilgisi gibi belgelerle doğrudan ilişkilendiren, kurumunun hukuki statüsünü açıklayan denetime olanak sağlayacak rapor alınmadan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hükümler kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan .. Borsası vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşüncenin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.