Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9541 E. 2015/10358 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9541
KARAR NO : 2015/10358
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

MAHKEMESİ : GAZİANTEP 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/06/2014
NUMARASI : 2013/339-2014/611

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2014 tarih ve 2013/339-2014/611 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın tapu kaydına önceki malik H. Ç. tarafından davalı lehine 30.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiğini, ipoteğe konu borcun ödendiğini ileri sürerek, ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borcun kapatılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ipoteğe konu borcun davalı tarafından 23/12/2010 tarihinde ödenerek bankaya olan borcun kapatıldığı, böylece ipotek alacaklısının davalı kooperatif olduğu, söz konusu ipotekten dolayı davalıya 1.561,55 TL borcun bulunduğu, bu miktarın davacı tarafından dosyaya depo edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, dava tarihi itibariyle dava konusu ipotek nedeniyle davalıya 1.561,55 TL borç bulunduğu belirtilip davacı tarafından da bu husus kabul edilerek belirlenen miktar davalıya ödenmek üzere depo edildiğine göre, davalı dava tarihi itibariyle ipoteği kaldırmamakta haklıdır. Bu durumda, mahkemece davacı yararına vekalet ücreti takdiri doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin bu konuya ilişkin olarak temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden çıkarılarak kararın HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.