YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3570
KARAR NO : 2015/10317
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2014
NUMARASI : 2014/948-2014/448
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2014 tarih ve 2014/948-2014/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin K. bayraklı V. adlı geminin kaptanı olduğunu, donatanı temsil ettiğini, davalı tarafından eski adı A. olan geminin donatanı dava dışı V. S. Co.’ya izafeten dava dışı gemi acentesi aleyhine başalattığı icra takibinde müvekiline ait gemiye haciz konduğunu, geminin yüklü olduğu esnada haciz konulması sebebiyle müvekkilince borcun ödenmek zorunda kalındığını, icra takibi ve haciz tarihinden önce V. gemisinin mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, icra takibinin mısır emtiasının eksik teslimi nedeniyle ödenen bedelin rücuen tahsiline dayandığını, kanuni rehin hakkı vermediğini, yeni malik olan müvekkilinin de bundan dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki davalının rehnin paraya çevrilmesi yoluna değil ilamsız icra takibine başvurduğunu, kanuni rehin hakkından feragat edilmiş sayıldığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek icra dosyasına ödenen 5.837,54 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde donatanın gösterilmediğini, davacının internet çıktılarıyla mülkiyet değişikliğini ispatlayamayacağını, 28.06.2013 tarihli equasis kayıtlarında donatının borçlu V. S. C.olarak göründüğünü, iddialar için icra tetkik merciine başvurması gerektiğini, ödeme yapılırken itiraz edilmediğini, kendini borçlu sanarak ödeme yapma şartının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından başlatılan icra takibinde borçlunun V. S. Corp. olarak gösterildiği, V. Holding Ltd.’nin borçlu sıfatının bulunmadığı, iddia olunan alacağın gemi alacaklısı hakkı vermediği, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmadığı, ilamsız icra takibinin uygulandığı, borçlu olmayan V. Holding Ltd.’nin yasaya aykırı olan geminin haczi ve seferden men’i kararı üzerine seferine devam edebilmek için parayı ödemek zorunda bırakıldığı, bu suretle mal varlığında iradesi dışında bir eksilmenin meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının cebri icra tehdidi altında ödediği 5.837,54 TL nin ödeme tarihi olan 27.02.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 298,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.