Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3927 E. 2015/10467 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3927
KARAR NO : 2015/10467
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/12/2014
NUMARASI : 2014/34-2014/491

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/12/2014 tarih ve 2014/34-2014/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimiz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davadışı R.Medya ve Reklam Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki sonucu doğabilecek riskin teminatı için davalı banka tarafından 10.11.1999 tarih Seri A 1025523 nolu 7.000 TL lik kesin teminat mektubunun müvekkiline verildiğini, müvekkilinin 2006-2010 tarihleri arasında yayınlanmış ilanlara ilişkin olarak 15 adet olmak üzere toplam 18.481,20 TL meblağlı faturalar düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini ancak borçlu tarafından faturanın kısmen ödendiğini, 3.927,95 TL daha alacaklı olduğunu, alacağının mahkeme kararıyla sabit olduğunu, alacağın tahsili için davalı bankaya 11.10.2013 tarihinde teminat mektubunun ibraz edildiğini, davalı bankanın kesin teminat mektubunun zamanaşımına uğradığı iddiası ile kesin teminat mektubu bedelini ödememesi üzerine aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek takibe itirazın reddi ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve feri müdahil vekilleri; davacının talebinin haksız olduğunu, kanunda ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 146.maddede düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin teminat mektupları içinde geçerli bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davadışı R. Medya ve Reklam Tic. Ltd. Şti. aleyhine açtığı alacak davasında hükmedilen alacak ve fer’ileri toplamının 6.227,50 TL olduğu, asıl alacağa takip tarihine kadar işleyen avans faizinin 788,05 TL olup alacak toplamının 7.015,55 TL olduğu, teminat mektubunun düzenlenme tarihinin 10.11.1999 olduğu ancak teminat mektubunun kesin ve süresiz olduğu, bu nedenle zamanaşımı süresinin dolduğu yolundaki savunmaların yerinde olmadığı, taraflar arasında yıllar itibariyle süregelen bir ilişki olup düzenlenen faturaların ilan faturaları olduğu, davadışı şirketin ödeme borcunu yerine getirmediği sabit olduğundan riskin gerçekleştiği ve davacının alacağını garanti eden davalıdan tazmin talebinin yerinde olduğu, teminat mektup tutarını aşan bir bedelden bankanın sorumlu olmadığı, ancak haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, 7.000 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak üzere avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, % 20 tazminat tutarı 1.400 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin ve feri müdahil TMSF’nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, teminat mektubundan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı banka tarafından davacı lehine düzenlenen teminat mektubu içeriği gözönüne alındığında, davacının ancak uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihteki alacak miktarını ve talep tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faizi isteyebileceğinin anlaşılması karşısında; davacının ticari ilişki içinde olduğu ve kendisine teminat mektubunu verene karşı yaptığı takip sonucu oluşan faiz, vekalet ücreti ve diğer masrafların davalı bankadan istenme olanağı yoktur. Bu durumda, davacının asıl alacağı ile asıl alacağın tahsili için teminat mektubunun davalı bankaya ibraz edildiği tarihten itibaren faiz işletilecek şekilde takibin kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve feri müdahil TMSf vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ve feri mühahil lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.