Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/2333 E. 2015/10890 K. 19.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2333
KARAR NO : 2015/10890
KARAR TARİHİ : 19.10.2015

MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2014
NUMARASI : 2014/423-2014/359

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalının …’cısı olduğunu, sigortalısına ait …0 plakalı aracın olay tarihinde ehliyetsiz sürücünün kullanımında iken karıştığı trafik kazası sonucunda 3.kişilere ve araçlarına zarar verdiğini, müvekkili tarafından zarar gören 3.kişilere 17/08/2009 tarihinde 5.680,64.-TL, 04/03/2010 tarihinde de 1.246,54.-TL hasar ödemesi yapıldığını, üçüncü kişilere ödemiş olduğu giderim nedeniyle kusurlu olan müvekkiline rücuan eldeki davanın açılması zorunluluğundan bahisle davalı sigortalı hakkında icra takibine giriştiklerini, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu ödemelerin bildirilen tutarlarla uygunluk arzetmediği ve takibe ilişkin olan ödeme belgelerinin kesin sürede sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-Somut olayda dava dilekçesi davalı şirketin tespit edilen Ticaret Sicili’ndeki kayıtlı adresine Tebligat Kanunu 35.maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş ve tebligat iade edilmiştir. Dava dilekçesinin tebliğ işlemi
7201 sayılı yasanın 35. ve tüzüğün 55.maddesi hükümlerine aykıdır. Yargılama sırasında dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilemediği anlaşıldığından taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olup, dava dilekçesinin tebliğinin usulüne uygun olmaması nedeniyle taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir.
2-Taraflar arasında …. plakalı aracın davacı şirkete … ile sigortalı olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davacı şirket 13/07/2009 tarihinde davalı şirketin maliki olduğu sigortalısı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle hasar gören karşı aracın dava dışı kasko sigortacıs…. Sigorta A.Ş.’ye ödeme yaptığını bildirerek eldeki davayı açmıştır. Davacı şirket talebini ispata yönelik …. Sigorta A.Ş.’nin dava konusu kazaya ilişkin rücu ödemesi talep yazılarını, yine dava konusu kazanın yer aldığı toplu rücu listesini, …. Sigorta A.Ş’ye yapılan toplu ödemenin dekontunu ve ekran çıktısını dosyaya ibraz etmiştir. Tüm bu belgelerden olaya karışan araç ile ilgili ödeme yapıldığı anlaşıldığından yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.