YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9824
KARAR NO : 2015/15698
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ : Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/09/2013
NUMARASI : 2011/842-2013/779
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu ve emsal alınan taşınmazların yaklaşık aynı değerde olduğu belirtildiğinden, değerlendirme tarihi olan 2011 yılında, dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazın, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden araştırılıp, gelen cevaba göre bilirkişi raporu denetlenmeden, yasal olmayan yöntem ile dava konusu taşınmazın yüzölçümünün küçük olduğu, bu nedenle emsalden % 40 oranında daha değersiz olduğu belirtilerek zemin bedeli tespit edilmesi,
2-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ve kamulaştırılan muhtesatın niteliği ve sayısı ile ilgili olarak idarece yapılan bedel tespiti ile hükme esas alınan ilk rapor arasında çelişki olduğundan mahallinde tekrar keşif yapılarak kamulaştırılan bölüm üzerinde bulunduğu için bedeline hükmedilmesi gereken muhtesatların sayısı ve niteliği tam olarak tespit edilip, bunların bedelleri belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile muhtesat bedeline hükmedilmesi,
3-Bedeline hükmedilen taşınmaz yol niteliği aldığından TMK. nun 999. Maddesi uyarınca tapudan terkini yerine, yazılı şekilde tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.