YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4075
KARAR NO : 2015/29956
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : 11 – 2011/37223
MAHKEMESİ : İzmir(Kapatılan) 29. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2010
NUMARASI : 2009/798 (E) ve 2010/439 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık
I– Sanıklar C.. Ö.. ve A.. S.. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraz yasa yoluna tabi olduğu cihetle, sanıkların vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.
maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, istemin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II– Sanık R.. T.. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5271 sayılı CMK.nun
231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA.
III– Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mağdur vekilinin, duruşmada şikayetlerinin bulunmadığını belirtmesi, sanık Ayhan’ın temyiz dilekçesinde mağdurun aracına el konulduktan sonra zararını giderdiğini beyan etmesi karşısında, ödemenin hangi aşamada yapıldığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanıklar hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK’nun 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanık Ramazan müdafii ve diğer sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2015 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 21.10.2015 tarih, 2013/4075 Es, 2015/29956 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten muhalifim.
Sanık R.. T..’un “resmi belgede sahtecilik” suçundan TCK’nın 204/1, 62/1. maddeleriyle cezalandırılmasına dair İzmir (Kapatılan) 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2010 gün, 2009/798 Es. 2010/439 sayılı kararı usûl ve yasaya aykırıdır.
Çünkü; TCK’nın 204/1. maddesinde tanımlanan “belge” eski dildeki “varaka” kelimesine karşılılık gelmekte olup, yazılı kağıt anlamına gelmektedir. Bu bakımdan, yazılı kağıt niteliğinde olmayan şeyler, ispat kuvveti ne olursa olsun, belge niteliği taşımamaktadır. Yasa gerekçesinde; bazı durumlarda belgenin varlığını kabul için, yazının kağıt üzerinde bulunması gerekmediği, bir metal levha üzerine yazı yazılması hâlinde de belgenin varlığı kabûl edilmiştir. Bu itibarla, araç plakaları da (metal levha üzerine yazıldığı için) resmi belge niteliğindedir.
Yargılama konusu somut olayda ise, kaza sonucu ağır hasarlı bir aracın motor ve şasi numaralarının kesilerek çalıntı bir araca (kaynakla) nakli söz konusudur. Numaraların kağıt veya metal levhaya yazılmadığı durumda TCK’nın 204/1. maddesine göre “resmi
belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırıdır.
Bu sebepten usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının (resmi belgede sahtecilik suçu yönünden) bozulması gerektiği görüşüyle sayın çoğunluk görüşüne muhalifim. 21.10.2015