Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/46 E. 2014/10766 K. 01.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/46
KARAR NO : 2014/10766
KARAR TARİHİ : 01.10.2014

Tebliğname No : 14 – 2011/354262
MAHKEMESİ : Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25.05.2011
NUMARASI : 2011/259 Esas, 2011/328 Karar
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, iftira

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında iftira suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesine gelince;
Olay günü sanığın, birlikte yaşadığı O. kavga eden katılan O. hakkında 21.04.2009 tarihinde emniyette verdiği ilk ifadesinde, olay sırasında katılanın O. kendisine vurup O. cüzdanını zorla aldığını beyan etmesinin ardından 05.05.2009 tarihinde verdiği ek beyanında katılanın gasp suçunu işlemediğini bildirip şikâyetinden vazgeçmesi ve anılan isnatlar nedeniyle 05.05.2009-06.05.2009 tarihleri arasında göz altında kalıp savcılık ifadesi sonrası serbest bırakılan katılan hakkında düzenlenen 23.12.2009 günlü iddianame ile O. yönelik işlediği kasten yaralama suçundan dava açılmasından sonra mahkemece yapılan yargılama neticesinde bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi karşısında, mevcut haliyle sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığından bahisle beraatine karar verilmesi gerekirken, oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Uygulamaya göre de;
Sanığın asılsız isnatta bulunması nedeniyle 05.05.2009 günü polis memurlarınca yakalanan katılan O. aynı gün yaptırılan teşhis işlemi sonrası savcılık talimatı uyarınca göz altına alındığı ve 06.05.2009 tarihinde sevk edildiği adliyede alınan savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldığı tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, bu suretle katılanın bir gün göz altında kalmasına sebebiyet veren sanığın eyleminin kast unsuru yönünden değerlendirme yapıldığında cebir tehdit veya hile içermemesi nedeniyle TCK.nın 109/1. maddesine uyduğu göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde TCK.nın 109/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi