Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16747 E. 2015/21622 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16747
KARAR NO : 2015/21622
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/293124

Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarından sanık Ö.. Y..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/1-4, 119/1-c ve 151/1. maddeleri gereğince 5 yıl hapis, 4 yıl hapis ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun’un 53/1-ab-d-e maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair AKHİSAR 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2008 tarihli ve 2007/575 esas, 2008/47 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/08/2015 gün ve 2015-16277/52514 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/09/2015 gün ve 2015/293124 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükümde temel ceza belirlenirken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1. maddesi yerine, 116/1-4. maddesi yazılmış ise de, söz konusu yanlışlığın maddi hata olduğu ve mahkemesince mahallinde düzeltilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (AKHİSAR) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 15.02.2008 gün ve 2007/575, 2008/47 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkra c bendinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihlerine kadar uygulanmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.