Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/1284 E. 2015/7103 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1284
KARAR NO : 2015/7103
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı federasyonun özellikle uluslararası spor etkinlikleri düzenlediği tarihlerde davacıdan çeşitli binek otomobillerini kiraladığını, kiralama döneminde federasyon başkanı olan… ve federasyon görevlileri tarafından araçların kullanıldığını, araçların yakıtlarının zaruri giderler adı altında federasyon tarafından karşılandığını, kira bedellerinin düzenlenen sekiz adet fatura ile davalıdan talep edilmesine rağmen davalı tarafından faturaların iade edildiğini, kiralama döneminde araçların kullanıldığını ve yakıtların kayıtlarını davalının defterlerinde bulunduğunu, yönetimde sürekliliğin esas olduğunu yönetim değişse bile federasyonun borcunu ödemekten kaçınamayacağı, kira sözleşmesinin yazılı olmasının gerekmediğini belirterek 47.917,59 TL araç kiralama bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasında yazılı ve sözlü kira sözleşmesinin bulunmadığını, spor faaliyetleri hariç federasyonun Devlet İhale Kanun’una göre iş ve hizmet alımı yapabileceğini, 4734 Sayılı Yasaya göre özel hukuk hükümlerine tabi kamu tüzel kişiliği bulunduğunu, talebe konu hususların önceki federasyonda görevli kişilerin özel işlerine ilişkin olduğunu, kamu hizmetine ilişkin olmadığını, iki adet faturanın iddiaya konu kira ile ilgisinin olmadığını, altı adet araç kiralama faturasının kabul edilmeyerek iade edildiğini, davacının kendi belgelerinde kiralama Mayıs-Haziran 2012 görünürken faturaların altı ay sonra düzenlendiğini, önceki yönetimin 18/11/2012 tarihinde değiştirildiğini ve 06/08/2012 tarihli 29 kalem işin bedelini davacının vadetmesine rağmen ödemediğini, yükümlülüklerine uymadığını, bu uyuşmazlığın… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/433 sayılı davasında görüldüğünü, davacı yükümlülüklerini yerine getirmediği için vadedilen işin bedelinin federasyon tarafından ödendiğini ve rücu davası açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 38.890,59 TL kira alacağının temerrüt tarihi olan 26.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
HMK’nun 190.maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. HMK’nun 189/3.maddesi uyarınca kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz. Aynı yasanın 200.maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değeri 2.500 Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Olayımıza gelice; Davacı, 11/01/2012, 31/05/2012, 15/03/2012, 21/05/2012 ve 28/06/2012 başlangıç tarihli araç kiralama sözleşmelerine dayanarak davalı federasyonun kiracı olduğunu belirtmiş araçlara ait yakıtların federasyon tarafından karşılanmasının da taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğunun delili olarak ileri sürmüştür. Davalı ise taraflar arasında yazılı ve sözlü kira ilişkisi bulunmadığını savunmuştur. Davalı tarafından ibraz edilen yazılı kira sözleşmelerinde kiracı olarak gerçek şahıs isimlerinin yer aldığı, imza kısmında … bilgisindedir” ibarelerinin bulunduğu, biri haricindeki sözleşmelerin kiracı imzalarını ihtiva etmediği anlaşılmaktadır. Davalı federasyon anılan yazılı kira sözleşmelerini kabul etmediği gibi sözlü kira ilişkisini de inkar etmektedir.Somut olayda davacı kira ilişkisinin varlığından hareketle alacak isteminde buluduğuna göre kira ilişkisinin varlığını ispat külfeti davacıya aittir. Davacı yazılı delillerle kiracılık ilişkisini kanıtlayamamıştır. Ancak delil listesinde “v.s. yasal kanıt” ibaresinin bulunmasına, bunun yemin delilini de kapsamasına göre davacıya açıkça taraflar arasında kira ilişkisi bulunup bulunmadığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.