Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/10418 E. 2015/17513 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10418
KARAR NO : 2015/17513
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin yapımını üstlendiği… İlköğretim Okulu inşaatında çırak olarak çalıştığı anlaşılan …’nin olay tarihinde, inşaatın üçüncü katından merdiven kısmındaki plywoodların üzerine basarak alt kata inmesi esnasında ayağının kayarak ikinci kattaki kolon demirlerinin üzerine düşmesi sonucunda ölümüyle sonuçlanan olayda;
Ölen işçinin dosya içerisinde… Tic. Ltd. Şti. unvanlı işverence hazırlanmış olan SGK işe giriş bildirimi bulunmakla birlikte, verilen ifadelerde … Şti . adına işin yapıldığının belirtilmiş isede, … Sicili Memurluğunun 02.05.2012 tarih ve 61558 sayılı yazısı içeriğine göre ….Limited Şirketi’nin kaydını bulunmadığı ancak buna rağmen bu iki firma arasında sanığın savunmalarına göre bir iş ilişkisinin bulunduğu anlaşılmakta, sanığın kolluk savunmasında … firmasının proje müdürü olduğunu belirtmesi ve yine aynı kişinin, …İnşaat firmasının imza yetkilisi olduğu ile ilgili ticaret sicil kaydının bulunması ve eşi olan…’un beyanlarına göre; sanığın proje müdürü olarak görev yaptığı inşaatta yürütülen işlerin bir kısmını alarak kendi kurmuş olduğu şirkete yaptırdığı ve bu sebeple her iki firmanın da şantiyede ki yetkili ve sorumlusunun sanık olduğu kanaatine varılmış, ölenin otopsi raporundaki bulgulara göre koruyucu kullanmadığı, bilirkişi raporuna göre de; dosya içindeki fotoğraflardan da inşaat sahasında kat geçişlerinde kullanılan ölenin düştüğü plywood’tan imal edilmiş kat değişim platformu toplu koruma önlemlerinin hiç birini sağlamadığı, platformun malzemesinin, eğimi ve basamaklarının boyutları çalışanların emniyetli şekilde hareket etmesini sağlayacak nitelikte olmadığı, platformun sonunda bulunması gerekli çift sıralı korkuluğunda yapılmadığını özetle çalışanların kat değişimini sağlayan platformun malzemesi, basamak genişliği ve kaymaya müsait eğimiyle fen kurallarına uygun olmadığı, düşmeyi engelleyecek korkuluk tertibatının bulunmadığnın belirlenmesine göre sanığın asli kusurlu olarak kabul edilmesinde mahkemece kabul edilen bu oluşa göre alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 1 ve 2-a no’lu bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığın kusurunun bulunmadığına, cezanın miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanığa hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulanan kanun maddesinin, “TCK’nın 50/4. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 50/a maddesi” yerine, “TCK’nın 50/1-a maddesi” olarak gösterilmesi, tayin edilen adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 4. bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Sanığa verilen hapis cezasının, sanığın kişiliğine, suçun işlenmesindeki özelliklere göre 5237 sayılı TCK’nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1520 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 30.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” bendinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,11/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.