Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5637 E. , 2021/4454 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5637
Karar No : 2021/4454
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… vekili Av. … tarafından, … Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Sakarya … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43/1-b maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki” başlıklı 33. maddesinin 3. fıkrasında, “Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; ..’inci Motorlu Piyade Tugay Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılan ve Sakarya … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı uyarınca görevine iade edilen ve halen Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Ankara Tedarik Bölge Başkanlığında Devlet memuru olarak görev yapan davacının, ayırma istemi hiç yapılmamış gibi OYAK rezervinin emsalleri ile eşitlenecek şekilde ödeme yapılması gerekirken yapılmadığı, OYAK ile yapılan yazışmalar uyarınca OYAK’a ödediği fark rezervin tarafına iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ayırma isteminden kaynaklanan zararın OYAK’a ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, söz konusu uyuşmazlığın; kamu görevlisinin özlük ve parasal haklarına ilişkin olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 33. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı yerin bulunduğu yer mahkemesi olan Ankara çevresi bakımından bağlı olduğu Ankara İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna; dava dosyasının Ankara 9. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Sakarya 2. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 15/09/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36. maddesinin (a) fıkrasında, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; ..’inci Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı emrinde astsubay olarak görev yapmakta iken kamu görevinden çıkarılan ve Sakarya … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K…. sayılı kararı uyarınca göreve iade edilen ve halen davalı idare bünyesinde Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Ankara Tedarik Bölge Başkanlığında devlet memuru olan davacının, OYAK rezervinin emsalleri ile eşitlenecek şekilde ödeme yapılması gerekirken yapılmadığı, OYAK ile yapılan yazışmalar uyarınca OYAK’a ödediği fark rezervin tarafına iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca iptal ve tam yargı davalarının birlikte veya iptal davası sonuçlandıktan sonra tam yargı davası açılması mümkün olduğundan, söz konusu iptal kararı üzerine ve iptal edilen işlemden kaynaklanan iş bu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, aynı Kanunun 36. maddesinin (a) fıkrası uyarınca, Sakarya İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu nedenle, davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya İdare Mahkemesinin yetkili olduğu oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.