YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10782
KARAR NO : 2015/9069
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
;MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 310. maddesi uyarınca, yokluğunda verilen kararlara karşı temyiz isteminin, tebliğden itibaren bir hafta içerisinde yapılması gerekmekte olup, müşteki ..un, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre, usulüne uygun olarak 16.06.2009 tarihinde tebliğ edilen hükme karşı bir haftalık kanuni süreden sonra 30.06.2009 günü temyiz başvurusunda bulunduğunun anlaşılması karşısında; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 18.02.2014 gün, 2013/7-137 Esas, 2014/72 Karar ve 23.06.2015 gün 2014/16.HD-325 Esas, 2015/242 Karar sayılı ilamlarında açıklandığı üzere, kural olarak temyiz talebinin süresinde verilen dilekçe veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla hükmü veren mahkemeye yapılacağı, ancak süresinde olması şartıyla, dilekçenin hükmü veren mahkeme dışındaki bir mahkemeye verilmesi veya
talebinde bulunulması yada haklı nedenlerin varlığı halinde Cumhuriyet Savcılığına yada bir başka merciye talebinde bulunulmasının temyiz talebini geçersiz kılmayacağı, bu durumun mercide yanılgı kapsamında değerlendirilebileceği, dilekçenin verildiği veya talebinin yapıldığı mercii tarafından talep veya dilekçenin mahkemesine gönderileceği, hükmün kanun yolu bildiriminde başvuru şekli ve sürenin başlangıcı dışında bir eksiklik bulunmadığından sadece başvuru şekli ve sürenin başlangıcının gösterilmemiş olmasının “kanun yolu süresinin” işlemeye başlamasını engellemeyeceği, bu durumda, başvuru şekli ve sürenin başlangıcı gösterilmemiş olsa dahi hak kaybına yol açabilecek eksiklik içermediği sürece temyiz sürelerinin işleyeceği ve süreden sonra yapılan temyiz başvurusunun kabul edilmeyeceği, müştekinin hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi yani tebliği ile temyiz süresinin işlemeye başlayacağı, ayrıca sürenin başlangıcına yer verilmemesinin, müşteki bakımından kanun yolu süresinin tebliğle işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği, kaldı ki müştekinin, süresinden sonra verdiği temyiz dilekçesinde, kanun yolu bildirimindeki açıklamaların, kendisini temyiz süresinin başlangıcı konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı gözetilerek kanuni süreden sonra gerçekleşen temyiz talebinin 5271 sayılı CMK’nın 42 ve 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 310 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.