Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/6575 E. 2015/9187 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6575
KARAR NO : 2015/9187
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/11/2014
NUMARASI : 2014/246-2014/700

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, aylık kira parasının brüt 2.125 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların ayrı ayrı 650 TL olan kira parasının davalı K.. D.. için 15.03.2014 tarihinden, davalı H.. H.. açısından 16.01.2014 tarihinden itibaren ayrı ayrı aylık net 1.500 TL olarak tespitine karar verilmesi istemiştir. Davalılar vekili, davanın reddini davalı H.. H..’in kiracı olmadığını şirket adına kira sözleşmesini imzaladığını savunmuştur. Mahkemece, aylık kira parasının toplamda brüt 2.125 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin davalı H.. H..’e yönelik temyiz itirazlarının incelenemsinde;
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Hamdi Hacıbel’in müvekkiline ait kiralananda 16.01.2004 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, 16.01.2014 tarihinden itibaren aylık net 1.500 TL olarak kira bedelinin tespitini istemiştir. Davalı vekili müvekkilinin sözleşmeyi şirket adına imzaladığını kira sözleşmesinin tarafı olmadığını ve davanın husumet sebebiyle reddini savunmuştur.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 16.01.2014 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesini H. H., B.Sağlık Hizmetleri Ltd. Ş.’nin şirket yetkilisi olarak, kendi adına değil şirket adına imzalamış ve kira bedelleri de şirket adına ödenmiştir. Bu durumda kiracının şirket olduğunun kabulü gerekir. Davada husumet ehliyeti kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gereken bir husustur. Bu nedenle mahkemece pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Avukatlık asgari ücret tarifesinin 9. maddesinde tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, vekalet ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece bu ilkeler doğrultusunda davacı ve davalı yararına brüt yıllık fark üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı ve davalıya yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün davalı yararına vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.