YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24755
KARAR NO : 2015/18141
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
Mahkemesi : Adana 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 20/03/2015
Numarası : 2013/1034-2015/222
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 06.10.2015 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı … Beton San. ve Tic.A.Ş. vekili Av.Hacer geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi.
Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davalı şirketin hazır beton işi ile iştigal ettiğini,bir kısım işlerini ise taşerona verdiğini, bunlardan taşıma işini de taşeron Serka şirketine verdiğini davacının davalı işyerine tamirci olarak 1997 yılında girdiğini, davalı işyerinde emekli olduktan sonra ara vermeden çalışmaya devam ettiğini, 05.03.2013 tarihinde iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini, davacının en son aylığının net 1.560,00TL.olmasına rağmen resmiyette daha düşük ücretten gösterildiğini, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirketin değil dava dışı bırakılan Serka firmasının elemanı olduğunu, davalı şirket ile .. firmasının arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmadığını, davalı şirketin kuruluş tarihinin 30.03.2004 olup bu tarih öncesi var olduğu iddia edilen çalışma süresinden doğan/doğacak işçilik haklarının davacıdan talep edilemeyeceğini,dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürenin dolduğu tarihler için zamanaşımı def’inde bulunduklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Katılan .. İnş. AŞ.vekili, davalı .. Beton AŞ.ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmeye göre .. şirketinin davalı .. şirketinin bir kısım şantiyelerindeki hazır beton işinin taşeronluğunu üstlendiğini, davacının müvekkili şirkette 01.05.2010–05.03.2013 tarihleri arasında tamirci olarak çalıştığını, işyerinde meydancı ihtiyacı doğması nedeniyle 04.03.2013 tarihli bildirimle davacıya 05.03.2013 itibariyle görevine hizmetli olarak devam edeceğinin bildirildiğini,davacının bu atamayı kabul etmeyerek iş sözleşmesini feshettiğini, ikale teklifinin kabul edildiğini, kendisine 243,43 TL ücret alacağı, 99,08 TL AGİ , 5.300,05 TL kıdem tazminatı, 2.215,08 TL fazla mesai ve tatil ücreti alacağı, 348,15 TL.yıllık izin ücreti olmak üzere toplam 8.295,80 TL ödeme yapılarak davacıdan noter kanalıyla ibraname alındığını, davacının son aldığı brüt ücretinin 2.039,39 TL olduğunu, davacıya ödeme yapılan tutar dışında kalan yıllık izinlerinin tamamını davacının kullanmış olduğunu, fazla mesai yaptığı günlerin karşılığı ücretler ile hafta tatili ve genel tatil çalışmaların karşılığı ücretlerin davacıya ödendiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının iş sözleşmesine haksız olarak son verildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, bilirkişi raporunda hesap edilen diğer alacaklarının bulunduğu ve ikale icabının geçerli olmadığı, ödenen miktarların mahsubu gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Milli bayram ve genel tatil çalışma ücreti 1 yıldan uzun bir süreyi kapsayacak şekilde hesap edildiği halde hakkaniyet indirimi yapılmaması hatalı olmuştur.
Öte yandan hüküm altına alınması gereken hafta tatili ücreti tespit edilirken, önce hakkaniyet indirimi yapılarak talep edilebilir hafta tatili ücret alacağı belirlendikten sonra katılan şirket tarafından yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye alacağın tahsiline karar verilmesi gerekirken, önce mahsup sonra hakkaniyet indirimi yapılarak davalı aleyhine fazlaya hükmedilmesi doğru olmamıştır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, davalının yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 06.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.