YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11141
KARAR NO : 2015/8923
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ :.. Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Tebligat Yasası’nın 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./3.mad) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”
Tebligat Yasasının 12 ve 13, Tebligat Tüzüğünün 17. ve 18.maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Olayımıza gelince; davacı vekili hükmün tebliği aşamasında vekillikten istifa dilekçesi sunması üzerine istifa dilekçesi ve hüküm tüzel kişi davacıya “aynı işyerinde daimi çalışan evrak almaya yetkili şef … imzasına tebliğ edildi” şerhiyle tebliğ edilmiş, şirket yetkilisinin bulunup bulunmadığına dair beyan alınmamıştır. Davalıya bu şekilde yapılan hüküm tebliğ işlemi usulsüzdür. Mahkemece davacı tüzel kişiye hükmün usulüne uygun bir şekilde tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi, ondan sonra gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.