YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17033
KARAR NO : 2015/2283
KARAR TARİHİ : 26.02.2015
Davacı N.. A.. vekili Avukat A.. K.. tarafından, davalılar H.. A.. ve diğeri aleyhine 19/03/2013 gününde verilen dilekçe ile eşya alacağı ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; eşya alacağı ve davalı H.. A.. yönünden manevi tazminat talebinin kabulüne, davalı H.. A.. yönünden manevi tazminat talebinin reddine dair verilen 05/06/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan H.. A.. ile 2010 yılı Ekim ayı içerisinde gayri resmi törenle evlendiğini, bu tarihten itibaren iki yıl süre ile birlikte yaşadıklarını, müşterek bir çocuklarının olduğunu, davalının resmi nikah yapmadığını bu nedenle aralarında geçimsizlik yaşandığını ve ayrıldıklarını bildirerek maddi ve manevi tazminat istemi ile çeyiz eşyası ve altınların aynen, olmadığı takdirde bedellerinin ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılardan H.. A.. ve H.. A.. yönünden maddi tazminat istemi kabul edilmiş, davalı H.. A.. yönünden manevi tazminat istemi red edilmiş, davalı H.. A.. yönünden manevi tazminat istemi kabul edilmiştir.
“Aile Mahkemeleri’nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 sayılı Kanunun” 4. maddesinde; 1-22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 03/12/2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler. 2- 20/05/1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi. 3- Kanunlarla verilen diğer görevler.” şeklinde Aile Mahkemelerinin bakacağı işler açıkça ve sınırlı sayıda belirlenmiştir.
Dava dilekçesi içeriğinden, davacının isteminin Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiilden kaynaklandığı, aile hukukuyla bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. 6100 sayılı HMK’nun 114. maddesinde mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu hüküm altına alınmış olup aynı kanunun 115. maddesinde ise dava şartlarının davanın her aşamasında incelenebileceği belirtilmiştir. Uyuşmazlığın genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılarak sonuçlandırılması gerekir. Mahkemece açıklanan yönler gözeltilerek dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar vermek gerekirken Aile Mahkemesi sıfatıyla işin esastan incelenmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.