Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/12610 E. 2015/46483 K. 24.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12610
KARAR NO : 2015/46483
KARAR TARİHİ : 24.12.2015

Tebliğname No : 6 – 2013/96020
MAHKEMESİ : Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/02/2007
NUMARASI : 2004/181 (E) ve 2007/28 (K)
SUÇ : Yağma, kendiliğinden hak alma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/03/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanıklar H.. Ü.. ve E.. Ç.. hakkında, mağdur R..O..’a yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Yağma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte, iş yerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,

TCK’nın 53.maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. Ü.. savunmanı ile sanık E.. Ç.. ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalararına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamalarına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanıklar İ.. Ü.., B.. G.. ve M.. A.. hakkında, mağdur R..O..’a yönelik yağma; sanıklar H.. Ü.., E.. İ.. ve O.. Ö.. hakkında, katılan İ..Ş..G..’e yönelik kendiliğinden hak alma suçlarından kurulan hükmün incelenmesine gelince;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,

1- UYAP sisteminden alınarak dosyaya konulan nüfus kayıt örneklerinden sanık M.. A..’in 30.04.2011 tarihinde, sanık O.. Ö..’ün de 31.12.2005 tarihinde öldüklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların ölüp ölmediklerinin mahkemece araştırılarak, ölmüş olduklarının tespiti halinde haklarındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

2- Katılan İ..Ş..G..’in yapmış olduğu alışveriş karşılığında M..Ç.. isimli şahsa borçlu olduğu ve bu borcuna karşılık çek ve senetler verdiği, katılanın borcunu vaktinde ödememesi üzerine, M..Ç.. isimli şahsın alacağını tahsil etmesi için avukatlığını yapan ve 31.12.2005 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık O.. Ö..’ü yetkilendirdiği, sanık O.. Ö..’ün ise alacağı yasal yollardan tahsil etmek yerine, katılana ait çek ve senet fotokopilerini önceden tanıdığı sanık H.. Ü..’e gönderdiği, sanık H.. Ü..’in de diğer sanık E.. İ.. ile birlikte katılanı borcunu ödemesi konusunda tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar H.. Ü.. ve E.. İ..’nin, hukuk düzeni tarafından geçerli kabul edilip korunan bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil maksadıyla hareket etmedikleri, bu bağlamda eylemlerinin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,

3- Sanıklar İ.. Ü.. ve B.. G..’ün, mağdur R..O..’a yönelik yağma suçunu işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 37/1.maddesi yerine 39.maddesi ile uygulama yapılması,

4- Mağdur R..O..’a yönelik yağma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte, iş yerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar İ.. Ü.. ve B.. G.. hakkında, 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

5- TCK’nın 53.maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, sanıklar İ.. Ü.. ve B.. G.. hakkında, mağdur R..O..’a yönelik yağma suçu yönünden, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar İ.. Ü.., B.. G.., M.. A.., H.. Ü.., E.. İ.. savunmanları ile sanık O.. Ö..’ün eşinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, sanıklar H.. Ü.. ve E.. İ.. hakkında, katılan İ..Ş.. G. yönelik eylem yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesi, 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.