Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3903 E. 2015/10722 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3903
KARAR NO : 2015/10722
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/06/2014
NUMARASI : 2013/44-2014/150

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/06/2014 tarih ve 2013/44-2014/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile yaptığı kredi sözleşmesine istinaden diğer davalı sigorta şirketine dain ve mürtehin kaydıyla Bodrum’da bulunan taşınmazına yangın sigortası yaptırdığını, taşınmaz davalı bankaya ipotekli olduğu için sigorta poliçesinin 325.000,00 TL’dan tanzim edildiğini, 2006 yılı Haziran ayında taşınmazın sel nedeniyle hasara uğradığını, banka lehine ipotek bulunması nedeniyle davalı bankanın vekiline durumun bildirildiğini, 01/09/2006 tarihinde sigorta eksperince hasar tespiti yapıldığını, müvekkilinin 2009 yılı Ekim ayında kredi borcunu kapattığını, bankaya davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını öğrendiğini ileri sürerek poliçe kapsamındaki binanın sel nedeniyle uğradığı zarar karşılığı için şimdilik 15.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, yangın kombine sigorta poliçesi ile sigortalı olan davacıya ait binanın sel nedeniyle zarar gördüğü, davalı bankanın davacının bu davaya konu olan zarardan hiçbir etkisi ve dahlinin bulunmadığı, bu anlamda davacının davalı bankadan haksız fiil hükümleri ile sözleşmeye uyulmamasından kaynaklanan bir tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, davalı sigorta şirketi yönünden zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.