Danıştay Kararı 8. Daire 2017/6911 E. 2021/3768 K. 14.09.2021 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2017/6911 E.  ,  2021/3768 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/6911
Karar No : 2021/3768

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Çimento San. ve Tic. A. Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çanakkale İli Ezine İlçesi Hudutlarında ve davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil:… sayılı maden işletme ruhsat sahası hakkında, 2010/2, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında ürettiği ve kendi tesisinde çimento hammaddesi olarak kullandığı kalker madeninin devlet hakkkının eksik hesaplanarak ödendiği, eksik tutarların son ödeme tarihleri ve belirtilen miktarlarının yatırılması gerektiğine ilişkin tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile; Maden Kanunu’nun 9. maddesinin birinci fıkrasında 2010 yılında yapılan değişiklikten sonra, madencilik faaliyetlerinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılacağı, ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesislerinin, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmeyeceği yönündeki düzenlemeye göre, bu tesislerin imalat sanayi sektörü dışında olması halinde Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılmayacağı açık ise de, ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan devlet hakkının %50’sinin alınmayacağına ilişkin ikinci fıkrada yer alan düzenlemenin, birinci fıkradan bağımsız, farklı bir uygulama olduğu, 2005 yılından itibaren 04/02/2015 tarihinde kabul edilen 6592 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğe kadar ikinci fıkrada herhangi bir değişiklik yapılmadığı, ayrıca ikinci fıkranın bu indirimden yararlandırılmayacakların sayıldığı ikinci cümlesinde, II-a Grubu madenlerin de açıkça belirtilmediğinin anlaşıldığı, bunun yanı sıra 9. maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan, mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesinin %50 devlet hakkı indiriminden yararlanamayacağı yönündeki düzenleme ile II-a Grubu madenlerin, agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar olduğu da dikkate alındığında, kalkerin çimento üretiminde hammadde olarak kullanılması durumu ile doğrudan mıcır olarak kullanılması durumunu birbirinden ayırmak gerektiği, bu kapsamda ürettiği kalkeri yurt içinde ve kendi tesisinde çimento hammaddesi olarak kullanıp ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Kanun’un 9. maddesinde öngörülen %50 devlet hakkı indiriminden yararlandırılması, ancak
doğrudan mıcır olarak kullanılan kalkerin ise %50 devlet hakkı indirimden yararlandırılmaması gerektiği, bu arada, Mülga Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 76. maddesine eklenen “Bu madenlerin çimento ve kireç fabrikası, enerji ve beton santralı, asfalt plent tesisi gibi ruhsat sahibinin kendi tesisinde kullanılması durumunda Kanunun 9 uncu maddesi kapsamında Devlet Hakkının %50’si alınmaz.” yönündeki düzenlemeye yeni yönetmelikte yer verilmemiş olması, üst hukuk normu olan Kanunda sayılan şartları taşıyan maden üreticilerine yine Kanunda öngörülen %50 devlet hakkı indiriminin uygulanmasını engelleyecek bir durum olarak kabul edilemeyeceği, uyuşmazlıkta, davacı şirketin maden ruhsat sahasından çıkardığı ve kendi tesisinde çimento hammaddesi olarak kullandığı kalkerle ilgili olarak Maden Kanununun 9. maddesinde öngörülen %50 devlet hakkı indiriminden yararlandırılması gerekirken yararlandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, davacı şirket tarafından 2010/2, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında ürettiği ve kendi tesisinde çimento hammaddesi olarak kullandığı kalker madeninin Maden Kanunu’nun 9. maddesinde öngörülen %50 indirimden yararlanamayacağından bahisle devlet hakkının eksik hesaplanarak ödendiği, eksik tutarların son ödeme tarihleri ve belirtilen miktarlarının yatırılması yönünde tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kalker madenini çimento yapımında kullandığı, bu nedenle kalker madeninin çimento yapımında kullanılan bir yapı elemanı olduğu, kalkerin mıcır gibi öğütülerek kullanılan kayaç niteliğinde bulunduğu, Maden Kanunun 9. ve 2. Maddesine göre yapı elemanlarının ve mıcır gibi öğütülerek kullanılan kayaçların teşvikten yararlanamayacağı, işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ve temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin 2012 yılına ilişkin orman payı ile 2013 yılına ilişkin devlet hakkına ilişkin kısımlarının eksik inceleme nedeniyle bozulması, usul ve yasaya uygun olan kalan kısımlarının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 703 sayılı K.H.K. ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Çanakkale İli, Ezine İlçesi sınırları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil:…sayılı maden işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak; davacı şirket tarafından anılan sahada ürettiği ve kendi tesisinde çimento hammaddesi olarak kullandığı kalker madeni ile ilgili olarak 2010/2, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında devlet hakkının % 50 teşvikli olarak ödendiği davalı idarece tespit edilmiştir.
Bu tespit üzerine, davacı şirketin Maden Kanunu’nun 9. maddesinde öngörülen %50 indirimden yararlanamayacağından bahisle devlet hakkının eksik hesaplanarak ödendiği, eksik tutarların son ödeme tarihleri ve belirtilen miktarlarının yatırılması gerektiğine ilişkin … tarih ve …sayılı işlem tesis edilmiştir.
Bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Devlet hakkı, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 3. maddesinde, maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım olarak; 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 4. maddesinin (j) bendinde de, maden istihracından sağlanan gelirden ve/veya üretim yapılmayan ruhsat sahalarından proje beyanı üzerinden alınan devlet payına düşen kısım olarak tanımlanmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Madenler” başlıklı 2. maddesinde, “Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir.
Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:
I. Grup Madenler
a) İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl.
b) Tuğla-kiremit kili, Çimento kili, Marn, Puzolanik kayaç (Tras) ile çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar.
II. Grup madenler
a) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan agrega, hazır beton ve asfalt yapılarak kullanılan kayaçlar.
b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar. (…)” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Devlet hakkı” başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, “(Değişik fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır (…)
(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır (…)
Devlet hakkı ve özel idare payı, her yıl haziran ayının son günü mesai bitimine kadar ruhsat sahibi tarafından yatırılır. …
Süresinde tahakkuk ettirilmeyen Devlet hakkına, tahakkuk ettirilmesi gereken ayın son gününden tahakkuk ettirildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanır.” hükmü getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan mevzuatın değerlendirilmesinden, maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım olarak tanımlanan devlet hakkının her yıl haziran ayının son günü mesai bitimine kadar ruhsat sahibi tarafından yatırılması gerektiği açıktır.
Dava konusu işlemin 2010/2, 2011 yıllarına ilişkin devlet hakkı ile 2012 yılına ilişkin hazine payı, özel idare payı, köylere hizmet götürme payı yönünden incelenmesi;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu işlemin 2012 yılına ilişkin orman payı ile 2013 yılına ilişkin devlet hakkı yönünden incelenmesi;
Davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil:… sayılı maden işletme ruhsat sahası hakkında, 2010/2, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında ürettiği ve kendi tesisinde çimento hammaddesi olarak kullandığı kalker madeninin devlet hakkkının eksik hesaplanarak ödendiği, eksik tutarların son ödeme tarihleri ve belirtilen miktarlarının yatırılması gerektiğine ilişkin işlemin eklerinin incelenmesinden; 2010/2, 2011 yıllarına ilişkin devlet hakkı ile 2012 yılına ilişkin hazine payı, özel idare payı ve köylere hizmet götürme birliği payının davacı tarafından % 50 teşvikli olarak beyan edilen satış bilgi formunda yer alan tutarlar üzerinden ödendiği, ancak 2012 yılına ilişkin orman payı ve 2013 yılına ilişkin devlet hakları ile ilgili olarak yine davacı tarafından % 50 teşvikli olarak beyan edilen satış bilgi formunda yer alan tutarlar üzerinden davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, dava konusu işleme dayanak Mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün 04/09/2015 tarihli Olur’unda da 2012 yılı satış bilgi formunda hesaplanan ve beyan edilen orman payının yatırılmadığı ve 2013 yılı devlet hakkının da ödenmediği hususuna yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacı şirketin maden ruhsat sahasından çıkardığı ve kendi tesisinde çimento hammaddesi olarak kullandığı kalkerle ilgili olarak Maden Kanunu’nun 9. maddesinde öngörülen %50 devlet hakkı indiriminden yararlandırılması gerekirken yararlandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmamakta ise de, davacı şirket tarafından satış bilgi formu ile beyan edilen % 50 teşvikli devlet haklarının süresinde yatırılması gerektiği de açıktır.
Bu durumda, davacı şirket tarafından 2012 yılı satış bilgi formunda hesaplanan ve beyan edilen orman payının yatırılmadığı ve 2013 yılı devlet hakkının da ödenmediği göz önüne alındığında, İdare Mahkemesince 2012 yılına ilişkin orman payı ile 2013 yılına ilişkin devlet hakkı yönünden davacı tarafından % 50 teşvikli olarak ödenmesi gereken tutar ile idarece % 50 teşvik uygulanmayacağından bahisle fazladan istenilen tutar göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin 2012 yılına ilişkin orman payı ile 2013 yılına ilişkin devlet hakkı yönünden iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında eksik inceleme nedeniyle hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının dava konusu işlemin 2010/2, 2011 yıllarına ilişkin devlet hakkı ile 2012 yılına ilişkin hazine payı, özel idare payı, köylere hizmet götürme payına yönelik kısmının ONANMASINA oyçokluğu ile, 2012 yılına ilişkin orman payı ile 2013 yılına ilişkin devlet hakkına yönelik kısmının BOZULMASINA esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/09/2021 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY :
X- Dava, Çanakkale İli Ezine İlçesi Hudutlarında ve davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil:… sayılı maden işletme ruhsat sahası hakkında, 2010/2, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında ürettiği ve kendi tesisinde çimento hammaddesi olarak kullandığı kalker madeninin devlet hakkkının eksik hesaplanarak ödendiği, eksik tutarların son ödeme tarihleri ve belirtilen miktarlarının yatırılması gerektiğine ilişkin tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacı şirketin 2010/02, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında maden ruhsat sahasından çıkardığı ve kendi tesisinde çimento hammaddesi olarak kullandığı “kalker” madeni ile ilgili Maden Kanununun 9. maddesinde öngörülen %50 devlet hakkı indiriminden yararlandırılması gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemle yararlandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, davalı idarenin istinaf başvuru Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiştir.
Davalı idare tarafından, çimentonun bir yapı malzemesi olması ve kalker madeninin de bu yapı malzemesinin bir ham maddesi olması sebebiyle teşvik uygulamasının söz konusu olamayacağı iddia edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Madenler” başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, “Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir. Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:
I. Grup madenler
a) İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl.
b) Tuğla-kiremit kili, Çimento kili, Marn, Puzolanik kayaç (Tras) ile çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar.
(Değişik bent: 10/06/2010-5995 S.K./1.mad.) II. Grup madenler
a) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan Agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar.
b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar. ….” hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca aynı Kanunun 10.06.2010 tarihinde kabul edilen ve 24.06.2010 tarih ve 27621 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5595 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesinde “(Değişik fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/4.mad.) Madencilik faaliyetleri Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılır. Ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesisleri, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmez. Ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50’si alınmaz. (Ek cümle: 29/12/2005-5446 S.K./1.mad) Bu hüküm I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Kalker gibi mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar, II. Grup madenler olarak sayılmıştır. Madencilik faaliyetlerinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılacağı, ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50’sinin alınmayacağı, ancak, bu hükmün I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat…gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmayacağı açıktır.
Bu durumda, çimentonun bir yapı malzemesi olması ve kalker madeninin de bu yapı malzemesinin hammaddesi olarak kullanılması sebebiyle, davacı şirketin 3213 sayılı Kanunun 9. maddesinde devlet hakkı için öngörülen teşvik uygulamasından yararlandırılamayacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği düşüncesiyle, dava konusu işlemin 2010/2, 2011 yıllarına ilişkin devlet hakkı ile 2012 yılına ilişkin hazine payı, özel idare payı, köylere hizmet götürme payına yönelik kısmının onanması ve 2012 yılına ilişkin orman payı ile 2013 yılına ilişkin devlet hakkına yönelik kısmının eksik inceleme nedeniyle bozulması yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.