Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/16986 E. 2015/18093 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16986
KARAR NO : 2015/18093
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

Mahkemesi : Kastamonu İş Mahkemesi
Tarihi : 22/05/2014
Numarası : 2011/74-2014/114

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı-karşı davalı, davalı işyerinde 13/07/2008 tarihinden itibaren beton mikser şoforü olarak çalıştığını, 03/01/2011 tarihinde işin azaldığı ileri sürülerek iş akdinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı, davacının ise başladığı günden itibaren kendisine defalarca hatırlatılmasına rağmen görevlerini yapmadığını, iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü, sürücüsü olduğu araçla kaza yaptığını ve şirkete büyük zarar verdiğini, iş akdinin İş Kanununun 25/II-(h) ve (ı) maddeleri gereğince haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava ile davacının yaptığı kaza sebebiyle verdiği zarar ve kendisine verilen borçlar sebebiyle 48.543,00 TL alacaklı olduklarını belirterek şimdilik 4.500,00 TL’sinin davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacı-karşı davalının davasının kabulüne, davalı-karşı davacının davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma süreleri ve ücretlerinin hesabı noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda dosya içeriği ve tanık beyanlarına göre, davacının inşaat sezonu olan Mart-Kasım ayları arası yoğun çalışması olup fazla çalışmaları da bu tarihler arası yaptığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle dosyada mevcut 27.11.2013 tarihli bilirkişi raporunun dosya içeriğine daha uygun düştüğü gözetilmeden ve gerekçesi açıklanmadan, Mahkemece aldırılan ilk rapora itibar edilerek fazla çalışma ücreti alacağı hakkında hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı dava dilekçesinde kıdem tazminatı dışındaki alacaklar için yasal faiz istediğinden bu alacakların dava dilekçesi ile talep edilen bölümüne en yüksek banka mevduat faiz oranını geçmemek üzere yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece talep aşılarak, fazla çalışma ve genel tatil alacağının dava dilekçesi ile talep edilen kısmına doğrudan en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.