Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/2007 E. 2015/3091 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2007
KARAR NO : 2015/3091
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2011/266350
MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/03/2011
NUMARASI : 2010/352 (E) ve 2011/102 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Hükmün sadece sanık U.. T.. tarafından temyiz edildiği gözetilerek yapılan incelemede;
1-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle; Emniyet Genel Müdürlüğü Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 13.10.2009 günlü ekspertiz raporunda, suça konu muayene işlemlerindeki soğuk mühür izleri ve yapıştırılı bulunan hologramların sahte oldukları, ancak sahteciliklerin muayene işlemlerini kontrolle görevli kişilerin dikkatini çekebilecek nitelikte olduğundan aldatma kabiliyetlerinin olmadığının belirtilmesi, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi’nin 22.12.2010 tarihli raporunda ise araç muayene bölümündeki soğuk mühür izi ve hologramların sahte oldukları belirtilerek, iğfal kabiliyetinin mahkemece yorumlanmasının uygun olacağının belirtilmesi karşısında, suça konu belge aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulması gerektiği dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a)-Sanık aşamalardaki savunmasında trafik belgesinde yer alan üç adet muayeneyi farklı zamanda yaptırdığını belirtmesi karşısında, kastın yenilenmesi nedeniyle her bir muayene eyleminin ayrı suçları oluşturacağı, gözetilmeden, yazılı şekilde sahtecilik suçunun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK’nun 43. maddesi uyarınca artırılması,
b)-5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi gereğince aynı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması.
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 16.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.