YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11276
KARAR NO : 2015/10679
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ : SARAY (TEKİRDAĞ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2013
NUMARASI : 2012/433-2013/89
Taraflar arasında görülen davada Saray (Tekirdağ) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.02.2013 tarih ve 2012/433-2013/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından internet bankacılığı yoluyla toplam 10.600,00 TL’nin dolandırıcıların hesabına havale edildiğini, davalı bankanın talebe rağmen müvekkilini i-anahtar sisteminden yararlandırmadığını, gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, müvekkilinin hesabındaki parayı koruyamayıp objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek, 10.600,00 TL’nin havale tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müşteri şifre ve parolasıyla kendisine ait özel soruları muhafaza edemediğini, sunulan ek güvenlik önlemini kullanmadığını, davaya konu havale işlemlerine kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde iade etmekle yükümlü olduğu, davacının işlemlerin yapılmasını sağlayıcı şifre ve parolasını verdiği hususunun ispatlanamadığı, verilen kimlik bilgileri ile davaya konu işlemlerin gerçekleştirilmesi arasında uygun bir illiyet bağının bulunduğu hususunun da somut delillerle ortaya konulamadığı, bu durumda, davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan, hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın tamamen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.600 TL’nin 21.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 542,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.