YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4071
KARAR NO : 2015/10860
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2014
NUMARASI : 2013/284-2014/506
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2014 tarih ve 2013/284-2014/506 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul’da faaliyet gösteren iki büyük kulak- burun-boğaz merkezinden biri olduğunu, 1997 yılından beri İstanbul-Şişli’de “M.-D.Kulak-Burun-Boğaz Tıp Merkezi”nde bu alanda faaliyet gösterdiğini, “M.-D.” ibaresinin şirketin kurucu ortaklarının isimlerinin ilk iki harfi alınarak meydana getirilmiş türetme bir isim olup, müvekkili adına ilk kez 22/06/1998 tarihinde, 98/008285 no ile TPE nezdinde tescil edildiğini, “M.” ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanında yer aldığını, aynı zamanda müvekkilinin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü Tıp Merkezinin de adı olduğunu, TTK hükümleri gereğince bu ibarenin müvekkili dışında başka bir ticari müessese tarafından kullanılmasının mümkün olmadığını, davalının “M.” ibaresi ile yine İstanbul’da, bu alanda faaliyet gösteren dava dışı “E. Özel Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi’nin” “E.” ibaresini birleştirerek 2012 yılında kurduğu şirkette “M.” ticaret unvanını kullanarak her iki şirketin hastalarını kendi tıp merkezine çekmeyi amaçladığını, davalı eylemlerinin müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz ve iltibasta bulunmak suretiyle haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespit ve men’ini, davalı unvanında yer alan “MEDİ” ibaresinin silinmesini, fiili durumun ortadan kaldırılmasını, kötüniyetle tescil edilen ticaret unvanının iptal ve terkini ile ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “M.” ibaresini davacının ya da başkasının isminden esinlenerek değil, “Medikal” kelimesinin ilk harfleri olan “M.” ibaresi ile Kulak-Burun-Boğaz kelimelerinin İngilizce karşılıkları olan “E.-N.-T.” kelimelerinin ilk harflerinden oluşturulduğunu, davacının tanınmış olmadığını ve “M.” ibaresi için davacıya münhasır hak tanınmasının olanaksız olduğunu, anılan ibarelerin tıp alanında herkes tarafından kullanıldığını, iltibas olup olmadığı hususunda karşılaştırılması gereken ibarelerin davacı kullanımı olan ve aynı zamanda tescilli markasında da bulunan “M.&D.” ibaresi ile müvekkilinin “M.” ibaresi olup, anılan ibarelerin benzer olmadığını, taraflarca kullanılan ibarelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi halinde iltibas da söz konusu olmayıp, kötüniyetli kullanım ve haksız rekabetten de söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının unvanı olan “M.” ibaresindeki, “ENT” sözcüğünün ayırt edici nitelikte bulunduğu, davacının unvanında kullanılan ve şirket kurucularının adlarının ilk hecelerinden oluşan “M.&D.” ibaresi ile, davalının unvanında yer alan “M.” ibaresi arasında iltibas için gerekli olan, şekil ya da söyleyiş açısından normal
ve orta düzeyde bir kişinin aldanmasına neden olacak bir benzerliğin bulunmadığı ayrıca, unvanların yazılış ve logolarının da iltibasa yer vermeyecek kadar farklı olduğu, tarafların İstanbul’da, aynı sektörde, birinin Avrupa Yakası, diğerinin ise Anadolu Yakası’nda hizmet vermekte olan teşebbüsler olmakla birlikte gerek orta düzeyde bir kişinin aldanmasına neden olacak bir benzerliğin bulunmaması gerekse kulak burun boğaz alanında hizmet talep eden alıcı grubunun yanılmasına neden olabilecek şekilde bir iltibasın oluşmaması, bu itibarla ticaret unvanlarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.