YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12740
KARAR NO : 2015/17706
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : Sakarya 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 07/04/2015
NUMARASI : 2014/520-2015/296
Davacı, 01/04/2010 tarihinden itibaren kesilen yetim aylığı bağlanmasının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığının tespiti ile 01/04/2010 tarihinden itibaren yeniden ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece: kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; eşinden boşanmasından sonra vefat eden babasından dolayı davacıya yetim aylığı bağlandığı, Kurum tarafından davacının boşandığı eşiyle beraber yaşamaya devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine yetim aylığının kesildiği, Sakarya İş Mahkemesi’nin 2012/206 Esas sayılı dosyası kapsamında davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiğinin 28.01.2010 tarihli Kurum Kontrol Memurluğu raporu ile belirlenip davacıya 17/03/2010 tarihine kadar yersiz olarak ödenen aylıkların geri istenmesi üzerine davacının menfi tespit talebinin irdelendiği ve yapılan yargıma neticesi ilgili Mahkemece “davanın reddine” dair hükmün kurulduğu, kurulan bu hükmün Dairemiz tarafından onanmak suretiyle 12/09/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; eldeki bu davada davacı tarafından 01/04/2010 tarihinden itibaren boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığı iddia edilmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki, önceki kesinleşen hüküm tarafların muvazaalı boşandığı yönünde kesin hüküm oluşturmaz. Ancak dava konusu 18/10/2008-17/03/2010 tarihleri arasında birlikte yaşama olgusu hususu kesinleşmiştir. Böyle olunca Mahkemece , davacının 01/04/2010 tarihinden sonrası boşandığı eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığı konusunda işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekir iken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacının 01/04/2010 tarihinden sonra boşandığı eşiyle fiilen beraber yaşamaya devam edip etmediği konusunda dosya kapsamında toplanan delillerden ve gerek görülmesi halinde araştırmayı genişletmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
05.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.