Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4125 E. 2015/10818 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4125
KARAR NO : 2015/10818
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2014/199-2014/317

Taraflar arasında görülen davadaAnkara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/12/2014 tarih ve 2014/199-2014/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket ve davalı TPE vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 14, 36 ve 37. sınıflarda tescilli 2003/02774 sayı ve “P.” ibareli kuyumculuk ve takı sektöründe tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “E.” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, 2009/64058 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteni’nde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı’na itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, davalı başvurusunun müvekkili markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu iddia ederek 2011-M-4471 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı başvuru ile davacı markası arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen “E.” ibaresinin davacının iddialarının aksine, görsel, işitsel, kavramsal ve genel izlenim olarak davacıya ait markadan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemizin 08.01.2014 tarih 2013/11406e. 2014/298k. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucuna göre; davacının markasının “p.” olduğu, davalının markasının ise dilimizde anlamı olmayan “espera” sözcüğünden oluştuğu, markaların ortak unsuru olan “p.” sözcüğündeki örtüşme nedeniyle işaretlerin görsel ve işitsel olarak benzer bulunduğu, işaretler arasında da KHK’nın 8/1-b hükmü anlamında benzerlik bulunduğu, davalının davacı markası ile en azından ticari, idari, ekonomik bir bağlantılı olduğu ihtimali nedeniyle karıştırılmalarının imkan dahilinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK’nın 2011-M-4471 sayılı kararının iptaline, 2009/64058 sayılı markanın 14.sınıftaki mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı şirket ve davalı TPE vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket ve davalı TPE vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalılardan ayrı ayrı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.