Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/10726 E. 2015/10798 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10726
KARAR NO : 2015/10798
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/05/2015
NUMARASI : 2015/485-2015/417

Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/05/2015 tarih ve 2015/485-2015/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I.. A.. vekili ve fer’i müdahil O. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı Banka’ya devrinden önce Y.A Ş. Denizli Şubesi’ne yatırdığı mevdutanın banka çalışanların yönlendirmesi ile o. hesabına aktarıldığını, bundan sonra Y. A.Ş. yönetimine 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından el konulduğunu, Y. A.Ş. yöneticileri ve hakim ortakları hakkından açılan ceza davasında, mudilerini dolandırdıklarının ve paranın off-shore hesabına hiç gönderilmediğinin belirlendiğini, davalıların ödenmeyen mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 1.000,00 TL’nin 14.120.1999 tarihinden itibaren, 3.980,00 TL’nin 29.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı TMSF yönünden açılan davada idari yargının görevli olduğunu, TMSF’ye hsusmet yöneltilemeceğini, mahkemenin yetkili olmadığını, zamanaşımı ve hakdüşürücü sürelerin dolduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Fer’i müdahil vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, TMSF’nin Y. Bank A.Ş’ye izafeten payları devir alan olduğu için dava dilekçesinde yer aldığı, TMSF’ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip TMSF’nin temsilci sıfatıyla davada yer aldığı, davalı olarak gösterilen Y. Bank A.Ş.’nin de diğer davalı I.. A.. ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği, davalı I.. A..’nin yatırılan paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle, 1.000,00TL’nin 14.10.1999 tarihinden, 3.980,00TL’nin 29.11.19999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalı I.. A..’den tahsiline, davalı TMSF yönünden ise davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. A.. vekili ve fer’i müdahil O.vekili temyiz etmiştir.
1- Fer’i müdahil O. vekili, verdiği temyize cevap dilekçesinde kararın davalı Banka yararına bozulması isteminde bulunmuş olup, fer’i müdahil O. vekilinin söz konusu dilekçesi temyiz istemi mahiyetinde ise de, davalı Banka yanında fer’i müdahil olarak davaya katılan O.’ın HUMK’nın 433/2. maddesi uyarınca ancak karşı taraf sıfatına sahip davacı tarafın temyizine karşı katılma yoluyla temyiz hakkı bulunduğundan davalı Banka’nın temyiz dilekçesine istinaden katılma yoluyla temyiz yoluna başvurması mümkün değildir. Somut olayda da davacı vekilinin temyizi bulunmamaktadır. Bu durumda, fer’i müdahil O.vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı I.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı I.. A..vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer’i müdahil O. vekilinin temyiz isteminin redine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı I.. A.. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka’ya iadesine, fer’i müdahil O. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.