YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3719
KARAR NO : 2015/10690
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
ESAS NO : 2015/3719
KARAR NO : 2015/10690
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/01/2015
NUMARASI : 2013/335-2015/1
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2015 tarih ve 2013/335-2015/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünya çapında faaliyet gösteren ve gıda sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, müvekkiline ait O. ve O. esas unsurlu markaların bulunduğunu, bu markalardan 2008/30021 sayılı markanın 16, 25, 28, 41. sınıflarda diğerlerinin de 29, 30, 32. sınıflarda tescil edildiğini, davalının ise TPE nezdinde 2009/31062 sayılı, O. L. ibareli, 3. sınıftaki mallara ilişkin tescilli markanın sahibi olduğunu, müvekkilinine ait markanın tanınmış marka sayılmasının gerektiğini, bu nedenle müvekkilince davalı markasının hükümsüzlüğünün istenebileceğini, kaldı ki markaların tescilli oldukları 16. ve 3. sınıftaki ürünlerin ilintili ve benzer ürünler olduklarını, bu nedenle KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerliğini bulunduğunu, davalının markasını temizlik ürünlerinde kullanıldığını, bu durumun müvekkilinin markasının itibarını olumsuz etkilediğini, ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2009/31062 sayılı O. L. ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markalarının tanımış marka olmadığını, taraf markalarının farklı mallara ilişkin tescilli bulunduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı markalarının tanımış marka düzeyinde bulunmadığı, markaların farklı mallar yönünden tescilli bulunmaları nedeniyle iltibas tehlikesinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.