Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/3000 E. 2015/3188 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3000
KARAR NO : 2015/3188
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2013/157703
MAHKEMESİ : Ordu Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/09/2010
NUMARASI : 2010/189 (E) ve 2010/186 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1-Posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanığın Ordu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1097 Esas sayılı dosyasında davacılara gönderilen duruşma gün ve saatini bildirir tebligatları aynı konutta birlikte oturmadığı halde, oturuyormuş gibi şerh düşerek kendisine tebligat yapılacakların akrabası ve aynı zamanda Sulh Hukuk Mahkemesindeki dosyada davacı sıfatı olan muhtar N.. U..’a tebliğ etmek sureti ile kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan kamu davasında, sanığın tebligatları davacılara ileteceği inancı ile hareket ettiği, işlerinin yoğunluğu ve çok sayıda tebligat görevi olduğu için acelesi ve ihmalinden dolayı tebligatlara “birlikte sakin” şerhini vererek muhtara tebliğ ve teslim ettiği savunması karşısında, eylemin “görevi kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a) 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, ancak belge sayısının aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiğinden, sanığın suça konu yedi adet tebligatı aynı anda N.. U..’a tebliğ etmiş olması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
b) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.