YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3736
KARAR NO : 2015/10698
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ : BİNGÖL 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/01/2015
NUMARASI : 2014/359-2015/16
Taraflar arasında görülen davada Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2015 tarih ve 2014/359-2015/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki 43.300,00 TL’nin 20.6.2007 tarihinde internet bankacılığı yoluyla üçüncü kişiler tarafından rızası hilafına çekildiğini, bu nedenle müvekkilince fazlaya dair hakları saklı tutularak Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/687 Esas sayılı dava dosyasında 43.300,00 TL’nin davalıdan tahsiline ilişkin dava açıldığını, bu davada müvekkilince faiz talebinde bulunulmadığını, söz konusu dava dosyasında yapılan yargılama neticesinde verilen 7.7.2009 tarihli karar ile 43.300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verildiğini, bu kararın kesinleşmesi sonrasında müvekkilince paranın hesaptan çekildiği tarihten karar tarihine kadarki dönemde işlemiş faizinin tahsili için Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/69 Esas sayılı dava dosyasında dava açıldığını, aynı zamanda faize ilişkin ihtirazi kayıtta bulunularak Bingöl İcra Müdürlüğü’nün 2012/844 Esas sayılı dosyasında ana paranın tahsil edildiğini, Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde alacağın 7.390,00 TL’lik kısmına ilişkin dava açıldığını, alınan bilirkişi raporu uyarınca alacak miktarının 21.560,60 TL olarak belirlendiğini, mahkemece bu miktara hükmedilmesine karşın davalı vekilinin temyizi üzerine kararın talebin aşıldığı gerekçesiyle bozulduğunu, bu davada Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/69 Esas sayılı dava dosyasında dava edilmeyen ve bu dosyada alınan bilirkişi raporuyla sabit olan 14.120,60 TL’lik faiz alacağının dava edildiğini ileri sürerek 14.120,60 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, asıl alacağın ödenmesi nedeniyle faiz alacağının sona erdiğini, davacının talep ettiği faiz miktarının fahiş olduğunu, davacının aynı alacak nedeniyle üç dava açmasının iyi niyetle bağdaşmaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/687 Esas, 2009/800 karar sayılı davasında hüküm altına alınan asıl alacağa ilişkin işlemiş faizin talep edildiği, daha öncesinde davacı tarafından açılan Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/69 Esas sayılı dava dosyasında kısmi talep haricinde kalan bölümünün dava konusu yapıldığı, bu dosyada alınan rapor uyarınca faizin türünün ve miktarının belli olduğu, bu nedenle yeniden rapor alınmasına gerek olmadığı, davacının açmış olduğu davalarda fazlaya dair haklarını saklı tuttuğu, icra kanalıyla ana paranın tahsili esnasında faiz alacağına ilişkin ihtirazi kayıtta bulunduğu gerekçesiyle 14.120,60 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 723,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.