Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/6605 E. 2015/7849 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6605
KARAR NO : 2015/7849
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıdan olan alacağı sebebi ile hakkında… İcra Müdürlüğünün 2009/2795 E sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun 09/12/2009 tarihli dilekçesi ile itiraz emesi üzerine takibin durdurulduğunu, boçlu-davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 2009 yılı içerisinde davalının … Oysa Ç. … Santralinin taşeronluğunu yaptığı sırada alacak borç ilişkisi doğduğunu, müvekkilinin davalının talebi üzerine kendisi ve yanında çalışan şoför personeli ile 41 gün süre ile çalıştığını, davalının davacıyı oyalayarak borcunu ödemeden …’den ayrıldığını, bu konuda tanıklarının bulunduğunu, müvekkilinin personeli …ın günlerce beton santralinde bizzat kepçeyi kullanarak çalıştığını, davalının yaptığı işin faturalarının bizzat davalı yetkilileri yanında kesildiğini, müvekkilinin alacağının hiç bir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olmasına rağmen davalının borca ve takibe itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeple itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, itirazın iptali davasının bir yıl içinde açılması gerektiğini, olayda bir yıllık sürenin geçtiğini, davalının böyle bir borcunun bulunmadığını, dava konusu dayanak faturaların ticari defter kayıtlarında bulunmadığını, icra takibinden önce herhangi bir ihtar gönderilmediğini, davalının temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının akdi ilişkiyi reddettiği, akdi ilişkinin senetle ispatlanamadığı davacının yemin deliline de dayanmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı alacaklı, 28/07/2009 tarihinde davalı borçlu aleyhine başlattığı icra takibi ile 21/04/2009 tarihli KDV dahil 1.888,00 TL bedelli, 31/03/2009 tarihli KDV dahil 4.805,00 TL bedelli, 13/04/2009 tarihli KDV dahil 3.068,00 TL bedelli faturaların tahsilini talep etmiş davalı borçlu vekili ödeme emrine itiraz dilekçesinde müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını belirterek asıl alacak ve işlemiş faize itiraz etmiş yargılama aşamasında ise davalının böyle bir borcu bulunmadığını tekrarla takip dayanağı faturaların ticari defter kayıtlarında bulunmadığını savunmuştur. Davalı vekili gerek takip dosyasında gerekse yargılama aşamasında taraflar arasındaki akdi ilişkiyi inkar etmemiş sadece borcu olmadığını savunmuştur. HMK’nun 190.maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda davacı kira ilişkisinin varlığından hareketle alacak isteminde bulunmuş olup davalı akdi ilişkiyi reddetmediğine göre davalı borçlu ödeme savunmasını kanıtlamalıdır.Davalı ödemeye ilişkin yazılı belge getiremediği gibi ticari defterlerini de mahkemeye ibraz etmemiştir. Bu durumda davalının ödeme savunmasını kanıtladığından bahsedilemez.Mahkemece anılan hususlar değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davalının akdi ilişkiyi reddettiğinden bahisle ispat külfeti ters çevrilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.