YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10494
KARAR NO : 2015/8645
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ : . Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir,
1-Dosya kapsamına toplanan delilere hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı vekili ve davalı kiracılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalı kefil … vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Takibe konu edilen ve hükme esas alınan 25.4.2001 ve 31.12.2001 başlangıç tarihli sözleşme ile 20.9.2006 tarihli ek sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Sözleşmede aylık kira 2.704TL yıllık kira 32.338 TL olarak belirlenmiş ve kiranın her ayın beşine kadar ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davalı … … sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Davalı kiracılar ve kefil hakkında, 1.1.2006 -31.12.2006 dönem kira bedeli ödenmediğinden bahisle icra takibi yapılmış, davalıların vaki itirazı üzerine işbu dava açılmıştır. BK. 484 maddesi hükmüne göre kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı miktarın sözleşmede gösterilmesi gerekir. Kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami tutarın gösterilmemesi halinde kefalet ancak kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira süresi için geçerlidir. Öte yandan davalının kefaleti, BK. 493. maddesi uyarınca sınırlı süreli bir kefalet olup anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere, kefalet süresinin bitimini takip eden bir ay zarfında alacaklı icraya veya mahkemeye müracaatla hakkını takip etmezse, yahut takibatına uzun müddet ara verirse, kefil kefaletten beri olur. Olayımızda sözleşme süresi 31.12.2006 tarihinde bitmiş olmasına rağmen, BK. 493 maddesinde belirtilen bir ay içerisinde icra takibi yapılmamıştır. Sözü edilen süre hak düşürücü süre olmasına nazaran mahkemece davalı kefil hakkındaki davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün davalı kefil yönünden BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.