Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/24102 E. 2015/38893 K. 01.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24102
KARAR NO : 2015/38893
KARAR TARİHİ : 01.12.2015

Tebliğname No : 4 – 2014/247717
MAHKEMESİ : Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2014
NUMARASI : 2013/104 (E) ve 2014/69 (K)
SUÇ : Tehdit

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekiler V.. A.. ve Z.. A.. ile diğer sanıklar M.. Ü.. ve A.. A.. arasında, ortak oldukları şirketten kaynaklanan anlaşmazlık olduğu, tanık B.. G..’in Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinde 20.12.2011 tarihinde verdiği Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararına da dayanak oluşturan ifadesinde “…A.. B.. isimli şahıs 2005 ve 2006 tarihlerinde bir kaç kez gelerek V.. A..’a fabrikayı devraldığını beyan edip bunun karşılığında 750.000,00 TL para vermesini aksi takdirde bacağını kıracağını söyledi. Yine ben muayenehaneye son 11 yıl içerisinde bir çok kez geldiğini gördüm, kendisinin fabrikayı A.. ve M..’dan devralacağını söylüyordu. En son geldiğinde de 2.000,00 TL harçlık istediğini V.. A..’a söyledi…” şeklindeki anlatımı karşısında, bu hususun müşteki V.. A.. ile Z.. A..’dan da sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, tanığın bu ifadesi tartışılmadan eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması kanuna aykırı,
2-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu.
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık A.. B.. müdafinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.