YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23297
KARAR NO : 2015/28710
KARAR TARİHİ : 19.11.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2015
NUMARASI : 2014/270-2015/203
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 23/06/2015 tarih, 2015/14710-17689 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafça, genel kredi sözleşmesine dayanılarak asıl borçlular ve ipotek malikleri şikayetçiler aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, borçlular vekilinin hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle icra emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece takibe dayanak ihtarnamelerin ipotek belgesindeki adresten farklı bir adrese tebliğe çıkarıldığ, ihtar şartı ve muacceliyet şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 150/ı maddesinde; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrınakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149.madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikayette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikayeti reddedilir…” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, şikayetçi borçlular N… İplik Dokuma…..AŞ., E… Tekstil….AŞ., V.. Z.. ve M.. S..’ya takibe dayanak genel kredi sözleşmelerindeki adreslerine İİK’nun 150/ı ve İİK 68/b maddesine uygun olarak ihtarnamelerin tebliğe çıkarıldığı görülmektedir
Öte yanda ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için TMK’nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması TMK’nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer.
Somut olayda, ipotek maliki G… İnşaat …Ltd. Şti.’ ne ipotek akit tablosundaki adresine, diğer ipotek malikleri şikayteçiler T.. O.. ve A.. K..’ın ise bilinen adreslerine takibe dayanak ihtarnamelerin tebliğe çıkarıldığı görülmektedir.İİK’nun 150/ı ve 68/b maddesi kredi sözleşmesinin tarafları için düzenlenmiş olup, ipotek veren malikler bakımından uygulama yeri yoktur. Ancak borçlular, şikayet dilekçesinde ihtarname tebliğlerinin usulsüz olduğunu ileri sürdüklerine göre, mahkemece şikayetçi tüm borçlulara ihtarname tebliğlerinin usulüne uygun olup olmadığı incelenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile takibin iptali isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.06.2015 tarih ve 2015/14710 Esas-17689 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.