Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/5471 E. 2015/28079 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5471
KARAR NO : 2015/28079
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

Tebliğname No : 1 – 2014/46960
MAHKEMESİ : Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2013
NUMARASI : 2013/79 (E) ve 2013/455 (K)

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın mağdurun resmi nikahlı eşi olduğu, mağdurun sanığı daha önce defalarca aldatması ve evi terk edip sonra pişman olup tekrar sanığın yanına dönmesi nedeniyle aralarında anlaşmazlık bulunduğu, olaydan iki gün evvel mağdurun yine evi terk edip başka bir şahsın yanına gittiği, olay günü ise sanığın arkadaşından araba temin edip yanına tüfek aldığı ve mağdurun annesinin evinin önünde beklediği, mağdurun annesi ile birlikte gelmesi üzerine sanığın araçtan indiği, mağdurun “Özgür’e ne yapacaksın pezevenk, öldür beni” şeklinde sanığa hakaret etmesi üzerine sanığın yarı otomatik doldurmalı av tüfeği ile yakın mesafeden mağdurun bacağını hedef alarak dört kez ateş ettiği, mağdurun her iki alt ekstremite ve sağ üst ekstremite olmak üzere üç ayrı vücut bölgesinde meydana gelen ateşli silah yaralanmasında hayati tehlike geçirmesine, sağ alt ekstremitede tibia ve fibula açık kırıkları ile vasküler lezyon nedeniyle 6. derecede kırığa ve ampütasyona neden olduğu,
Kullanılan silahın elverişliliği, olayın oluş şekli, atış mesafesi, mağdurdaki yaralanmanın şiddeti ile yaranın yeri hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve kasten öldürme suçuna teşebbüsten makul bir ceza belirlenerek cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12/10/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Mağdurun sanığı olaydan önce defalarca aldatması, olaydan iki gün önce tekrar sanığın yanından ayrılıp Özgür’ün yanına gitmesi, sanığın arkadaşından temin ettiği araçla mağdurun annesinin önüne gittikten sonra annesiyle birlikte gelen mağdura yaklaşarak Özgür’ü sorduğu, mağdurun “Özgür’ü ne yapacaksın pezevenk, öldüreceksen öldür beni” şeklindeki hakareti üzerine mağdurun bacaklarına 2’şerden 4 el ateş edip bu yaralanmalardan sadece birisinin hayati tehlike oluşturup, 6. derece kırığa ve ampütasyona neden olduğu, sanığın mağdurun kendisini aldattığı Özgür’ün mağdurla beraber geleceğini düşünerek Özgür’e yönelik silah kullanmak amacıyla olay yerine gelmiş olduğu sırada mağdurun ağır haksız tahrik oluşturan hakaretlerinin etkisiyle mağdurun hayati bölgeleri yerine, bacak bölgelerine ateş etmesi ve kullanılan saçmaların kuş vurmaya yarayan 12 numara saçma olduğu dikkate alındığında sanığın kastının silahla yaralama olarak değerlendirilmesinin oluşa ve kapsamına uygun bulunduğu,
Ancak kabule göre de: her ne kadar tahrik sebebiyle TCK’nin 29. maddesi uygulanırken 1/2 oranında indirim yapılmış ise de; mağdurun sanığı defalarca aldatmasına rağmen pişman olup, sanığın yanına dönmüş olması ve sanığın onu kabul etmiş olmasının sanığın mağdurun bu davranışlarına rıza göstermiş olduğu şeklinde kabul edilmemesi gerektiği, başka bir anlatımla böyle bir durumun sanık aleyhine haksız tahrikten az indirim yapılmasını gerektirmediği, mağdurenin tevali eden olaydan önceki sanığı aldatmaları dışında, olayın hemen öncesinde sanığın yüzüne tükürüp, pezevenk olduğunu söylemiş olmasının bardağı taşıran son damla olarak değerlendirilerek, TCK’nin 29/1. maddesindeki tahrikten indirimin 3/4 oranında yapılması gerektiği düşüncesindeyiz. 12.10.2015