YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12455
KARAR NO : 2015/10486
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2015
NUMARASI : 2014/151 – 2015/77
Taraflar arasında görülen tazminat davasında İstanbul 17. Asliye Hukuk ve İstanbul 4. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğün ayıplı yerine getirilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tüketici Mahkemesi, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığını belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının tüketici sıfatıyla davalı şirketten tazminat talep ettiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde, Mal: Alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları; Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti, ifade eder. Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacı, davalı şirketle özel saç tasarımı ve saç ünitesi teslimi hususunda anlaştıklarını, ancak davalı şirketin gerçeğe aykırı beyanlarıyla kabul ettiği saç uygulamasının peruktan farksız olup, uygulama yapılması için şirket yetkililerince saçının kesilmesi sebebiyle kel kaldığını ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Taraflar arasında 4077 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir satış yahut hizmet ilişkisi bulunmadığı, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 04/11/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.