YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14379
KARAR NO : 2015/28419
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/39167
MAHKEMESİ : Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/07/2011
NUMARASI : 2008/587 (E) ve 2011/685 (K)
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
I-Sanık A.. Ö.. hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık E.. K.. hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Katılanın kimlik bilgileri kullanılarak adına sahte abonelik sözleşmesi ile açılan GSM hatlarının sanığın işlettiği işyerince hazırlandığı, sözleşmelerdeki rakam, yazı ve imzanın sanık ve katılanın eli ürünü olmadığının tespit edilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya
yer vermeyecek biçimde saptanabilmesi bakımından, telefon hatlarının kullanıcısı tespit edilerek sözleşmedeki yazı ve imzanın kullanıcıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi, yasaya aykırı,
2- Eylemin sübutu halinde, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10.
fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.