YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17918
KARAR NO : 2015/36003
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/208007
MAHKEMESİ : Bursa(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/01/2011
NUMARASI : 2010/1195 (E) ve 2011/174 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasanın 141/3, CMK’nın 34 ve 230. maddelerine göre Yargıtay’ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin yapılması gerekirken, sanığa yüklenen ve sabit olduğu kabul edilen tehdit ve hakaret suçlarının ne şekilde oluştuğu, unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, CMK’nın 34, 230. maddelerine aykırı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; iddianamede yüklenen suçlara ilişkin anlatımdan hareketle; katılan B.. A.., işyerindeki sabit telefonu arayan sanığın kendisi ve eşine yönelik tehdit ve hakaret içeren sözler söylediğini ifade etmiş ise de, soruşturma aşamasında dinlenip duruşmalara çağrılıp dinlenmeyen tanıklar M.. K.. ve S.. A..’in, sanığın katılan B.. A..’a hakaret ettiğinden bahsettikleri, katılanın dosyaya ibraz ettiği, ne zaman ne şekilde kaydedildiği açıklanmayan CD çözümlerine göre de, sanığın katılan Berna ile telefonda yaptığı konuşmalarda Berna’nın yüzüne karşı, diğer katılan S.. A..’ın ise gıyabında her iki katılana da hakaret ettiği, katılan Sefa’ya yönelik tehdit içeren sözler söylediği anlaşılmakla; sanığın, telefon görüşmelerinin kayıt altına alındığından haberi olduğu da kanıtlanmadığına göre katılan S.. A..’ın gıyabında gerçekleşen hakaret suçunda ihtilat ögesinin ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, telefon görüşmelerinin zaman aralığı katılan Berna’ya sorulup, zincirleme suç ögesinin ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, sanığın tüm savunmalarında katılanların da kendisine hakaret ve tehdit ettiğini, ancak kendisinin bu görüşmeleri kaydetmediğini ileri sürmesi karşısında, TCK’nın 29 ve 129. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık A.. S..’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.